Fibrocartilage türkçesi Fibrocartilage nedir

  • Lifli kıkırdak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Telli kıkırdak.
  • Sık telli bağ dokusu ile hiyalin kıkırdak arasında bir yapıya sahip olan, hücreler arası maddesinde paralel uzanan kalın kollagen telleri kapsayan, hücreleri bu teller arasında tek sıra halinde lakünler içinde bulunan, perikondriyumsuz, vücutta omurlar arası diskler ve ligamentlerin kemiklere bağlandığı yerlerde görülen bir kıkırdak dokusu tipi. fibröz kıkırdak.
  • Fibrokartilaj.

Fibrocartilage ingilizcede ne demek, Fibrocartilage nerede nasıl kullanılır?

Fibrocartilaginous : Fibrokartilajinöz. Lifli kıkırdaka ilişkin.

Fibrocartilago : Fibrokartilago. İpliksel kıkırdak.

Fibrocartilogenous : Bağ ve kıkırdak dokusundan oluşan. Fibrokartiloginöz.

Fibrocartilogenous embolic myelopathy : Omurlar arası diski oluşturan, yumuşak çekirdeğin veya onu çevreleyen fibröz halkanın dejenere olması ve damarların içerisine fıtıklaşması ve emboli oluşturmasından kaynaklanan iskemik omurilik zedelenmesi. Fibrokartiloginöz embolik miyelopati.

İngilizce Fibrocartilage Türkçe anlamı, Fibrocartilage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fibrocartilage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gristle : Kıkırdak.

Acacia : Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Fibrocartilage synonyms : abiotic environment, abiotic factor, a site, abramis zone, aardvark, fibrous cartilage, aardwolf, cartilage, aardvarks.

Fibrocartilage ingilizce tanımı, definition of Fibrocartilage

Fibrocartilage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of cartilage with a fibrous matrix and approaching fibrous connective tissue in structure.