Fibulas türkçesi Fibulas nedir
- [#incik İncik kemiği].
- Broş.
- Toka.
- Fibula.
- Kamış kemiği.
Fibulas ingilizcede ne demek, Fibulas nerede nasıl kullanılır?
Fibula : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Broş. Toka. Kamış kemiği. Diz ile ayak bileği kemikleri arasında bulunan iki kemikten dışta ve ince olanı. fibula, baldır kemiği. İncik kemiği. Baldır kemiği. Fibula. Kaval kemik.
Fibulae : Fibula. Kamış kemiği. Toka. Broş.
Fibular : Fibuler. Kamışkemiğine ait.
Fibulare : (anatomi) ayak bileğini topuk kemiği ile birleştiren kemik veya kıkırdak (insanlar ve memelilerde topuk kemiği).
Fibularis : Fibularis. Fibulayla ilgili olan.
Fibbers : Yalancı. Uydurukçu.
Fib : Küçük ve önemsiz yalan. Küçük yalan söylemek. Yalan. Uydurma. Uydurmak. (yalan) atmak. Yalan söylemek. Zararsız yalan. Palavra. Beyaz yalan.
Fiber : Telcik. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Fiber. Elyaf. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. İplik. Karakter. Humma. Sinir. Yapı.
Tell a fib : Uydurmak. Yalan söylemek. Atmak.
Fibbing : (yalan) atmak. Yalan söylemek. Zararsız yalan. Küçük yalan. Palavra. Yalan. Uydurmak. Uydurma. Atmak. Küçük ve önemsiz yalan.
İngilizce Fibulas Türkçe anlamı, Fibulas eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fibulas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Claps : Hafifçe vurmak. Yerine koymak. El çırpmak. Dokunmak. Kopça. Çarpmak. Vurmak. Çırpmak. Oturtmak. Alkışlamak.
Barrettes : Saç tokası. Barrete.
Cannoning : Çarpışmak. Çarpmak. Bombardıman etmek. Bombardıman silahı. Top. Karambol yapmak. Mil. Borbardıman etmek. Karambol bilardo.
Buckle : Yer yer kabarmak. Kopça. Kopçalamak. Eğim. Bükmek. Eğilmek. Çıkıntı. Kırım. Yamultmak. Eğmek.
Cannon : Borbardıman etmek. Hızla vurmak. Büyük top. Çarpışmak. Karambol yapmak. Karambol (bilardo). Karambol bilardo. Bombardıman silahı. Top. Mil.
Brochettes : Küçük şiş. Klips. Küçük kebap şişi.
Belt buckle : Kemer tokası.
Shin : Koşmak. Butan'da yaşayan etnik bir grup. Brokpa. Şin. Tırmanmak. Öne fırlamak. İncik. Bacak. Kavalkemiği.
Cannoned : Mil. Top. Karambol yapmak. Karambol bilardo. Bombardıman etmek. Çarpmak. Borbardıman etmek. Çarpışmak. Bombardıman silahı.
Clasping : Sarmak. El sıkışmak. Kucaklamak. Tutturmak. Toka ile tutturmak. El ele tutuşmak. Kopçalamak. Tutmak. Sarılmak.
Fibulas synonyms : calf bone, splint bone, cannons, shinbone, brooches, shinned, clasps, clasp, shinbones, brochette, cannon bone, barrette, leg, leg bone, buckles, shins, bobby pin, fibula, tibia, brooch, pin, tibias, tibiae, fastener, breastpin, fastening, fibulae.

Bu kısımda Fibulas kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fibulas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fibulas anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fibulas ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.