Fillings türkçesi Fillings nedir

Fillings ile ilgili cümleler

English: I had to have two fillings.
Turkish: İki dolgu almak zorundayım.

Fillings ingilizcede ne demek, Fillings nerede nasıl kullanılır?

Refillings : Yeniden doldurma. İmla.

Filling capacity : Konserve kutusunun doldurulan hacminin kutu su kapasitesine yüzde oranı. Dolum kapasitesi. Doldurma kapasitesi. Kutu doldurma oranı.

Filling cells : Hücreler dolduruluyor. Doldurulan hücreler.

Filling in for : - 'ın yerine geçme. - için yerine geçme. Yenisi ile değiştirme. - için vekalet etme. Yer değiştirme.

Filling material : Dolgu maddesi. Dolgu gereci.

Arterio capillar filling time : Arteryo-kapiller damarların yeniden dolma zamanı. Kılcal damar dolum zamanı.

Arterio capillary filling time : Arteryo-kapiller damarların yeniden dolma zamanı. Özellikle etçillerde, dudak iç yüzünde mukoza üzerine parmakla basınç yapılarak iskemi sağlandıktan sonra parmak basıncı kaldırılınca, mukozanın pembe renginin iki saniyede yeniden oluşmasıyla perifer dolaşımın fizyolojik sınırlar içinde olduğunu kanıtlayan durum, kapiller dolum zamanı.

Bag filling and sealing machine : Çuvala koyma ve kapama makinesi.

Gap filling transactions : Çizgi altı işlemler. Ödemeler bilançosunda çizgi üstü işlemlerdeki açık veya fazlayı kapamaya yönelik gedik kapatan işlemler. krş. resmi rezervler hesabı, denkleştirici işlemler, çizgi üstü işlemler.

 

Filling station : Dolum istasyonu. Petrol istasyonu. Benzinlik. Benzin istasyonu. Benzinci. Akaryakıt istasyonu.

İngilizce Fillings Türkçe anlamı, Fillings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fillings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pervasion : Kaplama. Sinme. Yayılma. İçine işleme.

Imbuement : Bir madde yedirilme. Emdirilme. Doyurulma. Doldurulma. Doyma.

Temperament : Coşku. Mizaç. Yapı. Meşrep. Tabiat. Yaradılış. İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış. Akort. Hayvanların çevre etkilerine karşı göstermiş oldukları davranış şekli, ahlak, huy, temperament. Doğa.

Blocking up : Tıkama. Kapama. Köstekleme. Önleme. Engelleme. Kapatma. Tıkanma.

Caulking : Tıkama. Silikon. Kalafat etme. Sızdırmazlık. Kalafatlama. Kalafat. Üstüpü. Birleşme noktalarını tıkamak veya çatlak ve ek yerlerini doldurmak için kullanılan su geçirmez malzeme. Macun.

Caulkings : Sızdırmaz yapma. Kalafat etme. Silikon. Kalafatlama. Sızdırmazlık. Kalafat. Tıkama.

Refilled : Yedek kalem içi. Kartuş. Yedek. Yeniden doldurmak. Tekrar dolmak. Tekrardan doldurma. Tekrar doldurmak.

Impletion : Doluluk. Dolduruş.

Filler : Katkı maddesi. Astar boya. Geçici önlem. Huni. Doldurucu. Tıkaç. Dolgu macunu. Astar (boya).

Compliant : Uyumlu. Uyunçlu. Yumuşakbaşlı. İtaatkar. Yumuşak başlı. Uysal.

Fillings synonyms : willing and able, ready, infilling, consenting, refill, solid, loading, block out, backfills, prepared, filling, backfilling, sensitiveness, loadings, happy, hard core, servicing, stuffed, embankments, sensitivity, core, stuffings, cores, inclined, backfill, embankment, choking, cogging, glad, charging, packing, cement, fain.

 

Fillings zıt anlamlı kelimeler, Fillings kelime anlamı

Involuntary : İstençdışı. İstemeyerek yapılan. İstenmeden yapılan. İrade dışı. İstemsiz. İstenilmeden yapılan. Gönülsüz yapılan. Bilinçsizce yapılan. İradedışı. İstemeden yapılan.

Unready : Hazır değil. Hazırlıksız. Hazır olmayan. Çabuk davranmayan. Ağırkanlı.

Unwilling : Hevessiz. İnatçı. Gönülsüz. Kafasının dikine giden. İsteksiz. Zoraki. Boyun eğmeyen.

Fillings antonyms : disinclined, defiant, humorless.