Flab türkçesi Flab nedir

  • Şişmenlık.
  • Aşırı vücut ağırlığı.
  • Aşırı vücut ölçüsü.
  • Şişman.
  • Yağlı veya kilolu kimse.
  • Yağ.

Flab ile ilgili cümleler

English: Ali is flabbergasted.
Turkish: Ali hayrete düştü.

English: Ali was flabbergasted when he heard the news.
Turkish: Ali haberi duyduğunda şaşkına döndü.

English: I think Tom is flabby.
Turkish: Tom'un gevşek olduğunu düşünüyorum.

English: Ali was flabbergasted.
Turkish: Ali şaşkına döndü.

English: I was flabbergasted.
Turkish: Ben şaşkına döndüm.

Flab ingilizcede ne demek, Flab nerede nasıl kullanılır?

Flabbergast : Şaşkına çevirmek. Hayrete düşürmek. Şaşkınlığa neden olmak. Hayret uyandırmak. Küçük dilini yutturmak. Çok şaşırtmak. Hayret ettirmek. Şaşırtmak. Afallatmak.

Flabbergasted : Şaşkın. Şaşırmış. Şaşkına dönmüş. Şaşırtılmış. Çok şaşırmış. Hayrete düşmüş.

Flabbergasting : Hayret ettirmek. Şaşkınlığa neden olmak. Şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Hayret ve meraka boğulmuş. Afallatmak. Şaşkınlıktan dili tutulmuş. Hayret ve merak içerisinde. Şaşırmış. Afallamış.

Flabbergasts : Hayret ettirmek. Çok şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Afallatmak. Hayret uyandırmak. Şaşkınlığa neden olmak. Şaşırtmak. Küçük dilini yutturmak.

 

Flabbier : Zayıf. Gevşek (adale veya doku). Güçsüz. Gevşek. (karakter) zayıf. Cansız. İradesiz. Gevşemiş. Yumuşak. Sarkık.

Flabbiness : Gevşeklik. İradesizlik. Sarkıklık. Zayıflık.

Flabby : Pörsük. Lapacı. Cansız. Güçsüz. Gevşek (adale veya doku). (karakter) zayıf. İradesiz. Gevşemiş. Sarkık. Zayıf.

Flaccid : Gevşek. İradesiz. Sarkık. Flasid. Yumuşak. Zayıf.

Flabbiest : Sarkık. Gevşek (adale veya doku). Cansız. Güçsüz. Gevşek. (karakter) zayıf. Gevşemiş. Zayıf. Lapacı. Yumuşak.

Flabellum : Flabellum. Yelpaze gibi. Yelpaza benzeri şekli olan parça. Flabelum. Brachiuran kabuklularda sıklıkla ilk iki torasik eksopodların üzerinde bulunan ve aşağı doğru eğilen yapı. Yelpaze (özellikle dini törenlerde kullanılan).

İngilizce Flab Türkçe anlamı, Flab eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flab ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blarneys : Dil dökme. Yağ çekme. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Yaltaklanmak. Piyaz. Yağ çekmek. Yağcılık. Övme.

Attars : Çiçek yağı. Itır. Gülsuyu. Gtilyağı.

Corpulent : Obez. Çok şişman. Vücutlu. Şişko. İri.

Blarney : Övme. Yaltaklanma. Pohpohlama. Yaltaklanmak. Yağ çekmek. Dalkavukluk. Yağ çekme. Yağcılık. Piyaz.

Elephantine : Çok iri. Hantal. Kaba. Fil ile ilgili. Kocaman. Tombul. İri. Fillere ait. Fil gibi.

Blarneying : Yaltaklanma. Övme. Piyaz. Yağ çekme. Dalkavukluk. Yaltaklanmak. Yağcılık. Yağ çekmek. Dil dökme.

Essential oil : Ruh. Bitkilerden elde edilen uçucu yağ. Öz. Esansiyel yağ. Uçucu yağ. Uçucu bitki yağı. Esans. Çiçek özü.

Fattier : Şişko. Yağlı yiyecek. Semiz. Dobiş. Yağdan oluşan. Tombul. Yağ tulumu. Dombili. Yağlı.

 

Fating : İçyağı. Şişmanlatmak. Şişko. Semirtmek. Besiye çekmek. Yağlı. Tombul.

Fatty tissue : Yağlı tabaka. Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu. Yağdoku. Yağ dokusu. Yağlı doku.

Flab synonyms : flatteries, abdominous, adipose, adipose tissue, attar, flattery, fattiest, fatties, grease, adeps, fattest, fatter, big bellied, flabs, lipid, blarneyed, fat, blubbery, fatty.