Flamingoes türkçesi Flamingoes nedir
Flamingoes ingilizcede ne demek, Flamingoes nerede nasıl kullanılır?
Flamingo : Flamingogiller (phoenicopteridae) familyasından, güney avrupa, asya, afrika, amerika'da yasayan, karadeniz hariç türkiye'nin diğer kısımlarında kış aylarında görülen genellikle göçmen, bazı bölgelerde yerli olarak da görülen, deniz kıyılarında, tuzlu göllerde, az bitkili ya da çıplak bataklıklarda yaşayan, tüyleri beyaz ve pembe, kanatlanma uçları siyah, ayakları ince uzun ve pembe renkli, eti yenen bir tür. flaman kuşu. Flamingo. Flaman kuşu. Flamankuşu.
Flamingos : Flamingo. Flamanlar. Flamingogiller. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünün, leyleksiler (ciconiiformes) takımından, bacakları ve boyunları çok uzun türleri olan bir alt takım. Flaman kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımından, gagalarının ucu bükük, boyunları ve bacakları çok uzun, ayakları perdeli olan, bataklık yerlerde yaşayan türleri olan bir familya. flamangiller. Flamankuşu.
Heronlike birds and flamingos : Leyleksiler. Kuşlar (aves) sınıfından, bacakları ve gagaları çok uzun olan, balıkçılgiller (ardeidae), leylekgiller (ciconiidae), kelaynakgiller (threskiomithidae) familyalarını içeren oldukça büyük bir takım. yürüyücü kuşlar.
Flaming coal : Yalazlı kömür. Alevli kömür.
Flaming : Parlak. Çok süslü. Alev almış. Tutuşmuş. Yalazlı. Yanan. Parlama. Kızgın. Süslü püslü. Şiddetli.
Inflaming : İltihaplanmak. Alevlendirmek. İltihaplandırmak. Yanmak. Kızdırmak. Tutuşturma. Tutuşturmak. Kışkırtmak. Yakma. Alev almak.
Enflaming : Yakmak. Ateşlemek. Heyecanlandırmak. Azdırmak. Tutku uyandırmak. Alevlenme. Aydınlatmak. Tutuşturmak.
Flamingly : Alevlenerek. Şiddetle. Tutkulu bir şekilde. Ateşli bir tarzda. Işıl ışıl. Süslü püslü bir halde. Yanıcı bir şekilde. Parlak bir şekilde.
İngilizce Flamingoes Türkçe anlamı, Flamingoes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flamingoes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flamingos : Flamankuşu. Flaman kuşu. Flamanlar. Flamingogiller. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünün, leyleksiler (ciconiiformes) takımından, bacakları ve boyunları çok uzun türleri olan bir alt takım. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımından, gagalarının ucu bükük, boyunları ve bacakları çok uzun, ayakları perdeli olan, bataklık yerlerde yaşayan türleri olan bir familya. flamangiller.
Wading bird : Su kıyısında yaşayan balıkla beslenen uzun bacaklı kuş. Dalıcı kuş. Yiyeceğini suda yürüyerek alan uzun bacaklı herhangi bir kuş (balıkçıl, sorguç, flamingo vs). Yağmurkuşu. Yağmur kuşu. Balıkla beslenen uzun bacaklı bir kuş.
Flamingo : Flamankuşu. Flaman kuşu. Flamingogiller (phoenicopteridae) familyasından, güney avrupa, asya, afrika, amerika'da yasayan, karadeniz hariç türkiye'nin diğer kısımlarında kış aylarında görülen genellikle göçmen, bazı bölgelerde yerli olarak da görülen, deniz kıyılarında, tuzlu göllerde, az bitkili ya da çıplak bataklıklarda yaşayan, tüyleri beyaz ve pembe, kanatlanma uçları siyah, ayakları ince uzun ve pembe renkli, eti yenen bir tür. flaman kuşu.
Flamenco : Flamenko. İspanyol çingenelerinin dansı. Flaman kuşu.
Wader : Çamur içinde yürüyen kimse. Dalıcı kuş. Balıkçı çizmesi. Yağmurkuşu. Yağmur kuşu. Çamurda yürüyen. Uzunbacaklılardan kuş. Su kıyısında yaşayan balıkla beslenen uzun bacaklı kuş.
Flamingoes synonyms : phoenicopteridae, family phoenicopteridae.

Bu kısımda Flamingoes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flamingoes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flamingoes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flamingoes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.