Wader türkçesi Wader nedir

  • Uzunbacaklılardan kuş.
  • Yağmur kuşu.
  • Dalıcı kuş.
  • Balıkçı çizmesi.
  • Çamurda yürüyen.
  • Çamur içinde yürüyen kimse.
  • Su kıyısında yaşayan balıkla beslenen uzun bacaklı kuş.
  • Yağmurkuşu.

Wader ingilizcede ne demek, Wader nerede nasıl kullanılır?

Waders : Uzun ve su geçirmez çizme. Uzun balıkçı çizmesi.

Wade hampton : Abd'li senatör. (1818-1902) konfederasyon ordusu generali.

Wade in : Saldırmak. Girişmek. Sert bir dille eleştirmek. (şevkle) bir şeye dalmak veya başlamak. Dört elle sarılmak. Canla başla çalışmak.

Wade into : Saldırmak. Sert bir dille eleştirmek. Girişmek. Canla başla çalışmak. Hücum etmek. Dört elle sarılmak.

Wade through : İçinden yürüyerek geçmek (sığ su veya çamur). Ağır ağır ve güçlükle ilerlemek. Güç bela bitirmek. Zorla tamamlamak. Zorla okumak.

Wad : Tıpa. Tıkamak. Tomar yapmak. Demet. Pamukla doldurmak. Tutam. Tapa. Vatka koymak. Tampon. Tomar.

Wadeable : Yürüyerek geçilebilir. Yüzmeden geçilebilir (örneğin sığ bir nehir). Yürünerek geçilebilecek kadar sığ olan (su için). Suyun yürünerek geçilebilecek kadar sığ olması.

Waddie : Sığırtmaç. Sığırlarla uğraşan erkek (batı abd argosu). Kovboy. Ağır sopa. Ağır çubuk. Sığır çobanı. Avustralyalı aborijinler tarafından kullanılan topuz. Baston (avustralya argosu).

 

Wade : Güçlükle ilerleme. Çamur içinde yürümek. Yürüyerek geçmek. Sığ suda yürümek. Suda yürümek. Kar. Su veya çamur içinde güçlükle ilerlemek. Geçmek. Çamurda yürümek. (su vb içinde) bata çıka yürümek.

Cotton wad : Hidrofil pamuk.

İngilizce Wader Türkçe anlamı, Wader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Killdees : Kuzey amerika'ya özgü büyük yağmurkuşu.

Killdee : Kuzey amerika'ya özgü büyük yağmurkuşu.

Spoonbill : Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, kelaynakgiller (thereskiornithidae) familyasından, 86 cm kadar uzunlukta, siyah gagalı, beyaz tüylü, avrupa, orta ve güney asya'da toplu halde bataklık ve su kenarlarında yaşayan, koloni halinde ağaçlar üzerinde yaptıkları yuvalarda kuluçkaya yatan, ege bölgesi'nde yerli, diğer bölgelerde yazın görülen göçmen bir tür. kaşıkçı balıkçıl, spatül kuşu. Kaşıklı balıkçıl. Kaşık balığı. Spatül kuşu. Kaşıkçın. Kaşıkçı balıkçıl. Kaşıkçı. Kaşıkgaga.

Dotterel : Damgalı yağmurcun. Dağ yağmur kuşu. Dağ cılıbıtı. Kalinis. Ahmak.

Limpkin : İnleyen ötüşü uzun boynu ve bacakları uzun eğri gagası ve kısa yuvarlatılmış kanatları olan çamurda yürüyen kuş.

Trumpeter : Haberci. Trompet çalıcısı. Borazancı. Borucu. Trompetçi. Borazancı kuşu (g. amer.). Tellal.

Rail : Hırlamak. Tırabzan. Parmaklık. Korkuluk. Sutavuğu. Yoldemiri. Parmaklıkla çevirmek. Trabzan. Ray döşemek. Veryansın etmek.

Bustard : Toy. Toy kuşu.

Jackboots : Kaba kuvvet. Eskiden süvarilerin giydiği dizi aşan çizme. Kaba kuvvet kullanan kimse.

 

Heron : Balıkçıl.

Wader synonyms : hemipode, limicoline bird, aramus guarauna, plain wanderer, cariama cristata, courlan, crested cariama, bustard quail, ortygan, pedionomus torquatus, balaeniceps rex, aramus pictus, chunga, chunga burmeisteri, button quail, seriema, shoebird, wading bird, golden plover, shorebird, wading birds, plover, plovers, flamingo, ibis, crane, dottrel, shore bird, killdeer, jackboot, aquatic bird, killdeers, jackbooted.

Wader ingilizce tanımı, definition of Wader

Wader kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, wades.