Flanneled türkçesi Flanneled nedir

Flanneled ingilizcede ne demek, Flanneled nerede nasıl kullanılır?

Flannelet : Flanel taklidi pamuklu kumaş.

Flannelette : Pazen. Flanel taklidi pamuklu kumaş.

Flannel board : Kumaş kaplı tahta. Birtakım öğretim gereçlerini tutturmak ve yapıştırmak için kontraplak, duralit ya da kalın mukavvadan yapılan ve üzeri çoğu kez pazen ya da çuha ile kaplanan levha.

Flannel cake : Gözleme. Tava keki.

Flannel mouthed : Ağzı kalabalık.

Flanneling : Zevzeklik. Fanila. Saçma. Sabun bezi. Fanila ile ovmak. Fanila giydirmek. Zevzeklik etmek. Pazen. Flanelden yapılmış giysi. Tüylü yumuşak kumaş.

Flannels : Zevzeklik etmek. Fanila. Tüylü yumuşak kumaş. Fanila giydirmek. Saçma. Flanelden yapılmış giysi. Flanelden yapılan kıyafetler (özellikle pantalonlar). Zevzeklik. Sabun bezi. Fanila ile ovmak.

Flannel : Flanel. Pazen. Tüylü yumuşak kumaş. Zevzeklik. Saçma. Fanila ile ovmak. Zevzeklik etmek. Fanila. Fanila giydirmek. Flanelden yapılmış giysi.

Flannelled : Tüylü yumuşak kumaş. Zevzeklik etmek. Saçma. Fanila. Zevzeklik. Sabun bezi. Flanelden yapılmış giysi. Fanila ile ovmak. Pazen. Bir soruya cevap vermekten veya gerçeği söylemekten kaçınmak için bir sürü kelime içeren konuşmaya ilişkin (laf salatası) (sıklıkla aldatma niyetiyle).

 

Face flannel : Yüz havlusu.

İngilizce Flanneled Türkçe anlamı, Flanneled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flanneled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fabric : Bünye. Dokuma. Bez. Doku. İnşa. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Kumaş. Çatı. İskele.

 

Mugged : Çok çalışmak. Maymunluk etmek. Komik mimikler yapmak. İneklemek. Fotoğrafını çekmek (emniyette).

Material : Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Maddeci. Zaruri. Bedensel. Gereç. Özdeksel. Malzeme. Maddesel. Gerekli.

Flanneling : Tüylü yumuşak kumaş. Zevzeklik. Saçma. Flanelden yapılmış giysi. Fanila. Sabun bezi. Pazen.

Textile : Dokuma işleri. Tekstil. Dokunmuş kumaş. Dokuma. Dokuma kumaş. Mensucat. Dokumacılık. Tekstil ürünü.

Spoon : Aşık. Flört etmek. Kaşıklamak. Golf sopası. Kaşık. Oynaşmak. Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Çıkmak.

Flannelled : Flanelden yapılmış giysi. Pazen. Saçma. Fanila. Tüylü yumuşak kumaş. Zevzeklik. Sabun bezi. Bir soruya cevap vermekten veya gerçeği söylemekten kaçınmak için bir sürü kelime içeren konuşmaya ilişkin (laf salatası) (sıklıkla aldatma niyetiyle).

Flannels : Zevzeklik. Saçma. Pazen. Fanila. Flanelden yapılan iç giyim. Sabun bezi. Flanelden yapılan kıyafetler (özellikle pantalonlar).

Cloth : Kumaş. Rahiplik. Sofra örtüsü. Örtü. Cilt bezi. Dokuma. Din adamlığı. Bez örtü. Yelken. Çaput.

Trouser : Pantolona ait. Cebine indirmek. Pantalon bacağı. Pantolon.

Flanneled synonyms : spoons, mug, pant, gabardine, flannel, white, tweed, spooned, mugs.

Flanneled ingilizce tanımı, definition of Flanneled

Flanneled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covered or wrapped in flannel.