Fleck türkçesi Fleck nedir
- Benekli yapmak.
- Beneklemek.
- [#leke Lekelemek].
- Nokta.
- Parçacık.
- Çok ufak parça.
- Çil.
- Leke.
- Benekleşmek.
- Benek.
Fleck ingilizcede ne demek, Fleck nerede nasıl kullanılır?
Fleck of snow : Kar taneciği.
Flecked : Küçük noktalarla işaretli. Çilli. Noktalı. Beneklerle kaplı. Benekli. Çizgi çizgi olmak. Puanlı.
Flecker : Beneklemek. Lekelemek.
Flecking : Nokta. Çok ufak parça. Beneklemek. Parçacık. Çil. Benek. Benekli yapmak. Leke. Lekelemek. Benekleşmek.
Flecks : Beneklemek. Lekelemek.
Flection : Esneme. Büküm. Bükün. Bükülme. Kıvrım. Çekim (dilbilgisi terimi). Eğilme. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi.
La fleche hen : La fleche tavuğu. Oldukça seyrek bulunan, süs amaçlı yetiştirilen, tüy rengi siyah, orta irilikte ve oldukça etkin yapılı olan tavuk ırkı.
Fleche : Bir dürtüş ya da vuruşu, karşı yarışmacıya doğru sıçrayıp ona çarpmadan havada uygulama. Atılma eyleminin yapılması için verilen komut. Atıl. Belverme. Atılma.
Flecky : Çilli. Beneklerle kaplı. Benekli.
Fleches : Belverme.
İngilizce Fleck Türkçe anlamı, Fleck eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fleck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Covey : Keklik sürüsü. Takım. Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Kuş sürüsü. Sürü. Sürü (kuş). Familya. Grup.
Chip : Çöp. Havalandırmak top. Patates kızartması. Fiş. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Marka. Dilimlemek. Kırılgan olmak. Kırılmak. Yonga.
Particles : Zerrecikler. Taneler. Takı. İlgeç. Zerre. Tanecik. Molekül. Parçacıklar. Edat.
Full point : Durak.
Pinpointing : Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta atışı yapmak. Ufacık nokta. Yerini belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Tam yerini saptamak. İğne ucu. Kesin olarak yerini belirtmek. Yerini tam olarak belirlemek.
Matchwood : İnce uzun tahta. Kibritlik odun. Kibritlik kereste. Kibrit çöpü.
One dimensional : Tek boyutlu. Bir yönlü. Sadece bir boyutu olan bir şey. Düz olmak.
Bastardizing : Saptırmak. Çarpıtmak saptırmak. Bozmak. Dejenere etmek. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Yozlaşmak. Lekelenmek. Kötüleştirmek. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak.
Aspersing : Çamur atmak. Alnına leke sürmek. İftira etmek. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Serpmek.
Attaints : İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Yakalanmak. Ayıp. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak. Tenzil etmek. Rezil etmek.
Fleck synonyms : worn spot, blots, attaint, bedaubing, lentigo, francolin, scale, corpuscular, parhelion, flecks, fragment, plaque, pinpoint, fret, attainted, macule, pels, corpuscles, flecking, spall, dapple, blemishing, partridges, blob, hazel grouse, exfoliation, bespeckle, macle, specking, splinter, bedaub, daub, bedaubed.
Fleck ingilizce tanımı, definition of Fleck
Fleck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flake. To variegate. To spot. To streak or stripe. A streak. Also, a lock, as of wool. A spot. To dapple. A speckle.

Bu kısımda Fleck kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fleck ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fleck anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fleck ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.