Pinpointing türkçesi Pinpointing nedir

  • Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek.
  • Nokta atışı yapmak.
  • Yerini tam olarak belirlemek.
  • Kesin olarak yerini belirtmek.
  • Tam yerini saptamak.
  • Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak.
  • Nokta.
  • Yerini belirlemek.
  • Ufacık nokta.
  • İğne ucu.

Pinpointing ingilizcede ne demek, Pinpointing nerede nasıl kullanılır?

With pinpoint accuracy : Tastamam doğru bir şekilde. En detaylı doğrulukta. İğne ucu doğruluğunda.

Pinpoint : Gerçek nedenini bulmak. Kesin olarak yerini belirtmek. Belirlemek. Yerini belirlemek. Tam yerini saptamak. Nokta. Yerini tam olarak belirlemek. İğne ucu. Ufacık nokta. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek.

Pinpointed : Nokta atışı yapmak. Tam yerini saptamak. Yerini tam olarak belirlemek. Nokta. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Kesin olarak yerini belirtmek. İğne ucu. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Ufacık nokta. Yerini belirlemek.

Pinpoints : Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. İğne ucu. Ufacık nokta. Yerini belirlemek. Tam yerini saptamak. Kesin olarak yerini belirtmek. Yerini tam olarak belirlemek. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta atışı yapmak. Nokta.

İngilizce Pinpointing Türkçe anlamı, Pinpointing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinpointing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Placed : Oturtmak. Yatırmak (para). Ismarlamak. Yerleştirilmiş. Yatırım yapmak. Koymak. Vermek (sipariş). Görevlendirmek. Yazdırmak (tel.). Yerleştirmek.

Dot : Nokta koymak. Çekidini koymak. Serpiştirmek. Dağıtmak. Ondalık nokta. Çekit. Noktasını koymak. Beneklemek.

One dimensional : Bir yönlü. Sadece bir boyutu olan bir şey. Düz olmak. Tek boyutlu.

Plot : Kumpas kurmak. Arsa. Haritasını çıkarmak. Plan üzerinde işaretlemek. Komplo kurmak. Yerbölüm. Komplo. Çizgelemek. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, tiyatro alanlarında kullanılır.

Placing : Yatırım yapmak. Dökme. Yerleştirme. Ismarlamak. Yazdırmak (tel.). Yerleştirmek. Tahsisli satış. Yatırmak (para).

Periods : Çağ. Tam cümle (yan cümlecikli). Periyot. Devre. Dönem. Regl. Devir. Aybaşı. Süre.

Localises : Mekansallaştırmak. Lokalize etmek. Belirli bir yere sınırlamak. Belirli bir yere toplamak. Yerelleştirmek. Yerini saptamak. Sınırlamak. Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize). (genetik) –in yerini tanımlamak. Belirli bir yer ile sınırlandırmak.

Full point : Durak.

Pinpoint : Belirlemek. Gerçek nedenini bulmak. Tam olarak saptamak.

Pinpointing synonyms : pinpoints, localizing, pinpointed, macula, particular, full stop, plots, fleck, flecking, dots, localize, maculas, plotted, locate, pels, localise, period, localising, localizes.