Placed türkçesi Placed nedir
- Koymak.
- Vermek (sipariş).
- Ismarlamak.
- Yatırım yapmak.
- Yerini belirlemek.
- Görevlendirmek.
- Yerleştirmek.
- Yazdırmak (tel.).
- Yerleştirilmiş.
- Yatırmak (para).
- Oturtmak.
Placed ile ilgili cümleler
English: Ali placed some cups of tea on the table.
Turkish: Ali birkaç bardak çayı masaya koydu.
English: Antennas should be placed on the highest part of the building, preferably.
Turkish: Antenler tercihen binanın en yüksek kısmına yerleştirilmeli.
English: Both armies were placed one in front of the other and spent their days doing nothing.
Turkish: Her iki ordu bir diğerinin önüne yerleştirildi ve günlerini bir şey yapmadan geçirdiler.
English: He placed emphasis on the importance of education.
Turkish: O, eğitimin önemini vurguladı.
English: He placed the ladder against the fence.
Turkish: Merdiveni çite dayadı.
Placed ingilizcede ne demek, Placed nerede nasıl kullanılır?
Be placed : Yerleştirilmek. Dereceye girmek. Tabela yapmak (at yarışı). Koyulmak. Tabela yapmak.
Well placed : İyi yerleştirilmiş.
Camp for displaced persons : Kendi ülkelerinden veya evlerinden uzaklaştırılmış insanlar için geçici iskan yerleri. Mülteci kampı.
Displaced : Normal yerinden kaldırılmış. Yerinden oynatılmış. Değiştirilmiş. Deplase. Görevden alınmış. Yerine yenisi konulmuş. Açığa alınmış. Devrilmiş. Yerinden edilmiş. Yeri değiştirilmiş.
Displaced person : Yerinden uzaklaştırılan kimse. Yurtsuz kişi. İşgal ettiği ülkelerden almanyaya gönderilen işçi. Mülteci. Yerinden edilmiş kişi. Savaş gibi nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse. Evinden edilmiş kişi.
Emplaced : Belirli bir yere yerleştirilmiş. Yerleştirmek. Mevzilendirilmiş. Mevzilendirmek.
Misplaced : Yanlış yerleştirmek. Yanlış yere koymak.
Replaced : Ahizeyi yerine koymak. Sökülüp değiştirilmiş. Değiştirmek. Değiştirildi. Yerine koymak. Yerine geçmek. Vekalet etmek. Yenisiyle değiştirmek. Değiştirilmiş. Yerini tutmak.
Place an order : Sipariş vermek.
Unreplaced : Yeri doldurulmamış. Değiştirilmemiş. Geri getirilmemiş. Yerine konulmamış.
İngilizce Placed Türkçe anlamı, Placed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Placed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Have it made : İşi olmuş bilmek. İşi iş olmak. İşleri tıkırında olmak. İşin iş. Başarmak. Yaptırmak. Başarıdan emin olmak. Sonucundan emin olmak. Başarıyı kesin saymak.
Commission : Yıkmak. Atama. Hizmete sokmak. Mahvetmek. Görevlendirme. Görev. Vazife. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Kurul.
Establishes : Doğruluğunu ortaya koymak. Kurmak. Pekiştirmek. Tesis etmek. Belirlemek. Saptamak. Tanıtmak. Oluşturmak.
Accommodate : Sağlamak. Alıştırmak. Yer sağlamak. Yaşayacak yer temin etmek. Bağdaştırmak. Uzlaştırmak. Kalacak yer sağlamak. -e yardım etmek. Yer vermek. Alışmak.
Imbark : Kalkışmak. Gemiye bindirmek. Yük almak. Yüklemek. Binmek. Yatırmak. Yüklenmek. Uçağa yüklemek. Uçağa bindirmek.
Plotted : Kumpas kurmak. Parsellemek. Grafiğini çizmek. Kroki üzerinde göstermek. Grafik içine koyulmuş veya yerleştirilmiş. Planını çıkarmak. Plan üzerinde işaretlemek. Çizilmiş.
Order : Sıra. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Türküm. Tertip. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Sıraya koymak. İntizam. Ada yazılı. Öğelerin, belirlenmiş kurallara göre yerleşim durumu. sıra kavramının tersine, her düzen doğrusal olmak zorunda değildir. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir).
Delegate : Temsilci. İhale etmek. Havale etmek. Temsilci olarak görevlendirmek. Yetki vermek. Delege atamak. Görev devretmek. Yetki aktarmak. Devretmek. Delege etmek.
Settled : Sürekli. Oturmuş. Yerleşmiş. Kararlı. Devamlı. Durgun. Değişmez. Düzenli. Şenelmiş. Oturulan.
Situated : Mukim. Kurulu. Yerleşik. Bulunan. İkamet eden. Olan. Kain. Yerleşmiş. Konum.
Placed synonyms : localize, adhibit, squared, locate, localise, domiciles, collocate, embeds, bed, set, laid, claps, ordered, buffoons, domiciling, commend, elapse, fixed on, give an order, send away for, bespeaking, clap, indent, deploy, entrusts, bespoken, entrust, embed, fix, deposit, charge, elapses, positioned.
Placed zıt anlamlı kelimeler, Placed kelime anlamı
Unsettled : Oturmamış. Askıda. Tedirgin. Meskun olmayan. Yerleşilmemiş. Tedirgin edilmiş. Henüz yerleşmemiş. Henüz yerleşilmemiş. Huzursuz. İstikrarsız.
Disarranged : Bozuk. Tertipsiz. Düzenini bozmak. Karıştırmak.

Bu kısımda Placed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Placed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Placed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Placed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.