Flog türkçesi Flog nedir

Flog ile ilgili cümleler

English: Ali was flogged three times.
Turkish: Ali üç kez kırbaçlandı.

Flog ingilizcede ne demek, Flog nerede nasıl kullanılır?

Flog a dead horse : Zamanını ve enerjisini boşa harcamak. Havanda su dökmek. Boşa uğraşmak. Boşa nefes tüketmek. Ölü atı kırbaçlamak. Boşa kürek çekmek. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Boşa kürek sallamak. Zamanını boşa harcamak. Havanda su dövmek.

Flog to death : İşin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak.

Flogged : Dövmek. Kırbaçlamak. Dayak atmak. Satmak. Kamçılamak. Çok uğraşmak. Kanunsuz satmak.

Flogged a dead horse : Ölü atı kırbaçlayan. Zamanını ve enerjisini boşa harcayan.

Flogger : İşkenceci. Döven kimse. Acımasızca diğerine vuran kise. Kırbaçlayan kimse.

Float and sink analysis : Yüzdürme-çökeltme analizi. Yüzdürme-çökeltme çözümlemesi.

Flogging : Dövme. Sopa. Kırbaçlama cezası. Kamçı ile cezalandırma. Kırbaç cezası. Kırbaçlama. Kamçılama. Dayak.

Flogging a dead horse : Gereksizce devam etme. Ölü atı kırbaçlama.

Float an idea : Ortaya bir fikir atmak. Bir fikir önermek.

Float : Batmamak. Su üzerinde durmak. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Uçmak. Su yüzünde götürmek. Yüzdürmek. Batmadan yüzmek. Yüzmek. Yüzeç.

 

İngilizce Flog Türkçe anlamı, Flog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Battling : Mücadele etmek. Çarpışmak. Dalaş. Savaşmak. Savaş. Teber. Muharebe. Dövüşmek.

Birches : Huş ağacı. Sopalamak. Değnekle vurmak. Sopayla dövmek. Betula. Vurmak. Falaka sopası. Dökmek. Huş.

Bash up : Köteklemek. Haşat etmek. Sopa çekmek. Benzetmek.

Cat : Pisi. Kinci kadın. İstifra etmek. Kedi soyundan hayvan. Pişik. Kusmak. Pisi (argo terim). Griva palangası. Dedikoducu kadın.

Beat up : Çırpmak. Külüstür. Yenmek. Fena halde pataklamak. Hırpalamak. Döverek yaralamak. Çalkalamak. Hücum etmek. Toplamak (askeri terim).

Horsewhips : Kırbaç. Kamçı.

Belabor : Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Benzetmek. Pataklamak. Pataklamak (argo terim). Çok uzatmak. Uzatmak.

Scourge : Zarar vermek. Başına bela olmak. Kamçı. Acı çektirmek. Büyük zarar vermek. Şiddetle cezalandırmak. Felaket getirmek. Felaket.

Colt : Acemi. Sıpa. Tabanca. Usturpa kırbac. Kolt tabanca. Usturpa kırbacı. Sıpa (argo terim). Toy adam. Kamçı.

Switch : Susta. Düğme. Değişmek. Dönmek. Anahtar. Yer değiştirmek. Sallanmak (hayvanın kuyruğu bir yandan öbür yana). Açkılamak. Değişme.

 

Flog synonyms : flagellating, horsed, battled, chastise, baste, beat the bushes, flogs, take pains, whip, take pains with, slash, basted, beetle, offloaded, bastes, chastising, work over, birch, flogged, carry an item, clobbering, clobbered, chastises, cudgel, lather, horsewhip, kurbash, clobber, offloads, resold, fall over oneself, beetled, dispose of.

Flog ingilizce tanımı, definition of Flog

Flog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To whip. To lash. To chastise with repeated blows. To beat or strike with a rod or whip.