Flogging türkçesi Flogging nedir

Flogging ingilizcede ne demek, Flogging nerede nasıl kullanılır?

Flogging a dead horse : Ölü atı kırbaçlama. Gereksizce devam etme.

Floggings : Kamçı ile cezalandırma. Sopa. Kamçılama. Dövme. Kırbaçlama. Kırbaç cezası. Dayak. Kırbaçlama cezası.

Flogged : Çok uğraşmak. Satmak. Kırbaçlamak. Kamçılamak. Dayak atmak. Dövmek. Kanunsuz satmak.

Flogged a dead horse : Ölü atı kırbaçlayan. Zamanını ve enerjisini boşa harcayan.

Flogger : Kırbaçlayan kimse. Acımasızca diğerine vuran kise. İşkenceci. Döven kimse.

Flog : Satmaya çalışmak. Dayak atmak. Kırbaçlamak. Satmak. Dövmek. Çok uğraşmak. Kanunsuz satmak. Kamçılamak.

Flog to death : İşin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak.

Flog a dead horse : Boşa kürek sallamak. Havanda su dökmek. Ölü atı kırbaçlamak. Zamanını ve enerjisini boşa harcamak. Boşa kürek çekmek. Zamanını boşa harcamak. Boşa uğraşmak. Havanda su dövmek. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Boşa nefes tüketmek.

Flogs : Dayak atmak. Dövmek. Çok uğraşmak. Kırbaçlamak. Kanunsuz satmak. Kamçılamak. Satmak.

Floggers : İşkenceci. Acımasızca diğerine vuran kise. Döven kimse. Kırbaçlayan kimse.

 

İngilizce Flogging Türkçe anlamı, Flogging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flogging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blackjacked : Çinko sülfür. Coplamak. Yirmibir oyunu. Cop. Korsan bayrağı. Yirmi bir. Copla vurmak. Yirmi bir oyunu.

Whacking : Çok. Kocaman. Kötek. Kuyruklu (yalan). Patak. Koskocaman.

Licking : Yalama. Yenilgi. Kötek. Yalayış. Mariz. Missouri eyaletinde şehir.

Lacing : Bağcık. Katılan alkol. Aşırı delgileme. Kötek. Kaytanla bağlama. Bağlama. Tente bağlama kaytanı. Dantel. Şerit.

Battering : Baca şevliği. Yumruklama. Vurma. Vurarak. Hırpalayıcı.

Tannings : Debagat. Sepicilik. Güneşlenme. Tabaklık. Sepileme. Tabaklama. Dayak atma.

Tanning : Tabaklama. Sepicilik. Kırbaç ile cezalandırma. Tabaklık. Güneşlenme. Ham derileri fiziksel ve kimyasal işlemlerle dayanıklı duruma getirme. Sepi. Açındırma sırasında yumuşamış olan duyarkatı dış etkilerden korumak amacıyla, bazı sülfatlar ekleyerek sağlamlaştırma. Sertleştirme.

Bludgeon : Ezip geçmek. Ağır bir cisimle vurmak. Alt etmek. Sopalamak. Zorlamak. Sopayla dövmek. Zorla yaptırmak. Coplamak. Sopa ile vurmak.

Forged : Taklit edilmiş. Düzmece. Sahte. Dövülmüş. Düzme. Kalp. Sahtesi yapılmış.

Lashing : Bağlama. Azar. Azarlama. Fırça atma. Halat. Palamar. İp.

Flogging synonyms : bastinadoes, dressing down, trouncing, flagellata, beaten, club, chastening, whippings, blackjack, beltings, blackjacks, bastings, flagellation, beatings, bastinado, horsewhipping, canings, chastisement, drubbing, thrashing, whip, batons, dayaks, baton, billy, caning, blackjacking, self flagellation, birching, flagellations, buffeting, lamming, corporal punishment.

Flogging ingilizce tanımı, definition of Flogging

Flogging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : From Flog.