Battering türkçesi Battering nedir

  • Yumruklama.
  • Baca şevliği.
  • Vurarak.
  • Hırpalayıcı.
  • Vurma.
  • Dövme.

Battering ile ilgili cümleler

English: Someone is battering at the door.
Turkish: Biri kapıya vuruyor.

Battering ingilizcede ne demek, Battering nerede nasıl kullanılır?

Battering ram : Koçbaşı. Koç başlı kütük. Şahmerdan.

Batteries : Tavuk kafesleri dizisi. Batarya. Takım. Seri. Piller. Kötü muamele. Akü. Pil. Dizi. Borda topları.

Alkaline batteries : Alkalin piller. Alkalin kimyasal maddesini içeren enerji depolama pili.

Charging batteries : Bataryaları şarj etme. Akünün şarjı. Enerji depolama hücrelerine yeniden elektrik yükleme.

Do you have batteries : Piliniz var mı.

Pancake batter : Gözleme hamuru.

Battered child syndrome : Dayak yiyen çocuk sendromu. Hırpalanmış çocuk sendromu. Şiddete maruz kalmış çocuk sendromu.

Battered by severe weather : Rüzgarlı hava tarafından darbe yemiş. Kötü hava tarafından hasar verilmiş. Kötü hava koşulları tarafından yıpratılmış.

Battered : Süt. Dövülmüş. Hurdası çıkmış. Vurulmuş. Paralanmış. Yumruk yemiş. Hırpalanmış. Dövülmüş (kimse). Pane harcı vb ile kaplanmış. Yumurta.

Have you got any flashlight batteries : Flaş için piliniz var mı.

İngilizce Battering Türkçe anlamı, Battering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Battering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Buffeting : Dayak. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Zorlanma. Tokatlama. Cama vurması. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Elle vurma hareketi. Gövde titreşimi.

Hitting : Vurucu. Vuruş. İsabet.

Beating : Pataklama. Dayak. Dayak atma. Yenilgi. Kötek. Dövüş. Sopa. Bozgun. Pataklama (argo terim).

Floggings : Dayak. Sopa. Kamçılama. Kırbaçlama cezası. Kırbaç cezası. Kırbaçlama. Kamçı ile cezalandırma.

Bump : Vurmak. Toslamak. Şiş. Aniden. Çarpma. Yumru. Tümsek. Bindirmek. Çarpma sesi. Sarsıla sarsıla gitmek.

Impingements : İzlenim bırakma. Gasp. Taşma. İhlal. Karşı gelme. Çarpma. Etkileme. Tecavüz. İzinsiz girme.

Scrap : Artık. Iskartaya çıkarmak. Kırpıntı. Dalaşmak. Hurdaya ayırmak. Iskarta. Kavga. Rafa kaldırmak. Atışma. Bir yana atmak.

Impact : Çarpma şiddeti. Sıkıştırmak. Darbe. Çarpma. Vuruş. Tesir. Etkileme. Çarpışma. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim.

Combat : Çarpışma. Savaş açmak. Muharebe. Vuruşma. Savaşmak. Çarpışmak. Muharebe etmek. Mücadele. Mücadele etmek. Savaşım.

Strikingly : Şaşırtıcı bir biçimde. Dikkat çekici bir şekilde. Çarpıcı biçimde. Çarpıcı şekilde.

Battering synonyms : beatings, drubbing, flogging, impacting, flagellata, fist, flatting, dash, beaten, bastings, blip, forged, battings, dressing down, fight, harrowing, battery, blips, impingement, buffetings, banging, fighting, batting, dunt.