Batteries türkçesi Batteries nedir

  • Takım.
  • Kötü muamele.
  • Atıcı (baseball terimi).
  • Tavuk kafesleri dizisi.
  • Seri.
  • Pil.
  • Vurmalı çalgılar.
  • Batarya.
  • Vuruş.
  • Akü.
  • Borda topları.
  • Piller.
  • Dizi.

Batteries ile ilgili cümleler

English: No batteries are necessary.
Turkish: Hiçbir pile ihtiyaç yok.

English: Please give me batteries for a camera.
Turkish: Lütfen bana kamera için bataryalar verin.

English: The batteries are dead.
Turkish: Piller bitti.

English: I have to change the batteries in the radio.
Turkish: Radyodaki pilleri değiştirmeliyim.

English: I would like batteries for this device.
Turkish: Bu cihaz için pilleri istiyorum.

Batteries ingilizcede ne demek, Batteries nerede nasıl kullanılır?

Alkaline batteries : Alkalin kimyasal maddesini içeren enerji depolama pili. Alkalin piller.

Charging batteries : Enerji depolama hücrelerine yeniden elektrik yükleme. Bataryaları şarj etme. Akünün şarjı.

Do you have batteries : Piliniz var mı.

Have you got any flashlight batteries : Flaş için piliniz var mı.

Battering : Vurma. Dövme. Vurarak. Baca şevliği. Hırpalayıcı. Yumruklama.

Battered wife : Dövülmüş eş. Dövülmüş karı. Kocası tarafından fiziksel olarak şiddete mazur kalan kadın.

Battered : Yıpranmış. Hırpalanmış. Hurdası çıkmış. Pane harcı vb ile kaplanmış. Yumruk yemiş. Dövülmüş. Dövülmüş (kimse). Yumurta. Paralanmış. Ezilmiş.

 

Battered wives : Dövülmüş kadınlar.

Battered child syndrome : Dayak yiyen çocuk sendromu. Hırpalanmış çocuk sendromu. Şiddete maruz kalmış çocuk sendromu.

Batter down : Yıkmak. Yumruklamak. Tahrip etmek.

İngilizce Batteries Türkçe anlamı, Batteries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Batteries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparatus : Cihaz. Aletler. Apparatus. Makine. Levazım. Ekipman. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Aygıt, cihaz, alet. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu.

Ill treatment : Hor kullanma. Hırpalama. Kötü davranma. Fena muamele. Kötü davranış.

Band : Şarkı (plak). Bantlamak. Toplamak. Kolan. Sargı. Bando. Bağlamak. Frekans bandı. Şerit yapmak. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk.

Beat up : Tekme tokat girişmek. Hırpalamak. Döverek yaralamak. Saldırmak. Hücum etmek. Toplamak (askeri terim). Çalkalamak. Yenmek. Külüstür. Pataklamak.

Traps : Eşya. Zamana karşı yarış alanı. Pılı pırtı. Tuzaklar. Yakalamalar.

Beat : Geçmek. Dayak atmak. Çalmak (davul). Çırpma. Vuru. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Darbe. Pataklamak. Vurmak. Çırpmak.

Crushers : Sıkma makinesi. Öğütücü. Darbe.

A bad turn : Kötülük.

Percussions : Çarpma. Darbe. Vurmalı. Müsademe. Parmaklar ile vurma. Vurma çalgılar. Perküsyon. Vurma.

 

Quickest : Hassas. Hazır. Kıvrak. En hızlı. Atik. Canlı. Şipşak. Hızla. Yaşayan.

Batteries synonyms : array, prompt, beatings, consecution, cliques, faucet, beating, cycles, highest speed, batch, bevies, frequency, bops, high speed, celling, pungent, chains, maltreating, cell, course, percussion, bopped, apparatuses, dry battery, chain, evolvement, battery pack, catena, batting, infinite series, fastest, ill usage, hack.

Batteries zıt anlamlı kelimeler, Batteries kelime anlamı

New : Yeni. Yeni tarihli. Acemi. Keşfedilmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yaş. Değişik. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Yeni olarak. Turfanda.

Undamaged : Sağlam. Hasar görmemiş. Zarar görmemiş.