Seri nedir, Seri ne demek

Seri; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça, fransızca dillerine dayanır.

"Seri" ile ilgili cümleler

  • "Bu, seri hâlinde yazılmış bir yazı değildir." - S. F. Abasıyanık
  • "Nazik ve oynak tavırlar, seri kelimelerle sözüne devam etti." - R. N. Güntekin
  • "Seri konuşuyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Kurutulmak için serilmiş tahıl, meyve vb

Balkon.

2.bk. sergi.

Diri, sağlıklı, dinç kimse.

1.bk. sergen (I)-

Mutfak rafı.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: dizisel]

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: dizi]

Fransızca'da Seri ne demek?:

exhibition, exposition

Osmanlıca Seri ne demek? Seri Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

silsile

Seri anlamı, tanımı:

Seri imalat : Seri üretim.

Seri katil : Aynı tarzda ve çok sayıda cinayet işleyen kimse.

Seri üretim : Bir fabrika veya atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi, seri imalat.

Serian : Çabucak.

Serigrafi : İpek baskı.

Serik : Antalya iline bağlı ilçelerden biri.

Serili : Serilmiş, yayılmış.

Serilip serpilmek : Rahat bir biçimde yatmak. gelişmek.

Serilip yatmak : Rahat bir biçimde yatmak.

Seriliş : Serilme işi.

Serilme : Serilmek işi.

Serilmek : Serme işi yapılmak. Bir yere uzanıp yatmak.

 

Serim : Oyun, roman, hikâye, masal vb. anlatı türlerinde kişilerin ve çevrenin tanıtıldığı, konunun, olayın anlatılmaya başlandığı bölüm. Serme işi.

Serin : Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren. Az soğuk, ılık ile soğuk arası.

Serin gel : "sakin ol, soğukkanlı davran" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Serin tutmak : Sıcaktan etkilenmeden daha soğuk bir durumda bulundurmak.

Serince : Az serin, serine yakın.

Serinhisar : Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

Serinkanlı : Soğukkanlı. Soğukkanlı bir biçimde.

Serinkanlılık : Soğukkanlılık.

Serinleme : Serinlemek durumu.

Serinlemek : Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek. Hafif soğukluk duymak. Biraz avunarak ferahlamak.

Serinlenme : Serinlenmek durumu.

Serinlenmek : Serinlik duymak.

Serinleşme : Serinleşmek durumu.

Serinleşmek : Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.

Serinletme : Serinletmek işi.

Serinletmek : Serin duruma getirmek, serinlik vermek.

Serinlik : Serin olma durumu. Serin hava.

Serinlik vermek : Acısını, sıkıntısını azaltmak, avundurmak. rahatlatmak, huzura kavuşturmak. serin duruma getirmek.

Seriş : Serme işi.

Ayağını sıcak tut başını serin gönlünü ferah tut düşünme derin : "hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız" anlamında kullanılan bir söz.

Gönlünü serin tutmak : Sakin, soğukkanlı olmak, hemen heyecanlanmamak.

Göz önüne serilmek : Görülmek, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmak.

Kalıp gibi serilmek : Yorgunluktan upuzun yatmak.

Leş gibi serilmek : Kollarını bacaklarını yayarak kımıldamadan yatmak.

 

Yatağa serilmek : Bitkin, yorgun bir durumda yatağa uzanıp yatmak.

Yüreği serinlemek : Üzüntüsü bir dereceye kadar azalmak.

Yüreğini serinletmek : Üzüntüsünü azaltmak.

Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Bakma işi.

Dizi : Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Dizi film. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz.

Hızlı : Güç kullanarak. Uçarı, çapkın, hovarda. Çabucak. Çabuk, seri, süratli.

Bir : Ancak, yalnız. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Bir kez. Tek. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Seri bağlama : (fizik)

Seri sermek : Meyveleri kurutmak için güneşe doğru sermek.

Serici : bayındırlık: Yol yapımında, bağlayıcı özdeklerin örtülmesini ve genellikle, 2-16 mm. boyutlu katışmaçların yere serilmesini sağlayan motorlu araç.

Sericopelma communis : Siyah tarantula .

Seriçlemeh : Teyellemek, iri iri dikmek.

Serik oksit : Sülfürik asitte çözünen, seyreltik asitlerde ve suda çözünmeyen ve seramiklerde ve optik camları parlatmada kullanılan beyaza yakın açık sarı bir toz madde.

Serik sülfat : CeSO4.4H2O, CeO2'in sülfürik asit içinde çözünmesinden elde edilien suyun ve küfün uzaklaştırılmasında, tekstil boyamada ve baskısında kulanılan bir sülfat.

Seriklemek : Uyuklamak.

Serilebilme : Serilebilmek işi.

Serilebilmek : Serilme imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Bu karşılık, sahiplerinin adları, gazeteleri ve neşir tarihleriyle aynen göz önüne serilebilir.”" N. F. Kısakürek.

Seri ile ilgili Cümleler

  • Seri katillerin çoğu, çocukluklarında şiddete maruz kalmışlardır, ama çocukluklarında şiddete maruz kalan çok az insan, sonradan seri katil olmuştur.
  • Ne yazık ki, polis seri katil hakkında daha fazla bilgi bulmaya çalışmak için başka bir mağdur buluncaya kadar beklemek zorunda kaldı.
  • Lütfen doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve kuru bir yerde saklayın.
  • Çocuklar yaz aylarında serin kalmak için su tabancalarıyla oynamayı severler.
  • Ali serinkanlılığını kaybetti.
  • Seri imalat birçok ürünün fiyatını düşürdü.
  • O oldukça serin.
  • Serin bir rüzgar vardı.
  • Serin bir sonbahar geliyor.
  • Seri tecavüzcü, soruları yanıtlamayı reddediyor.
  • Seri katil arzularının bir kölesiydi.
  • Bir domuz serinlemek için çamurda yuvarlanır.
  • Serin değil mi?
  • O caddeyi geçerken bir araba tarafından vurulup yere serildi.

Diğer dillerde Seri anlamı nedir?

İngilizce'de Seri ne demek? : [Seri] adj. serious, earnest; grave, critical, severe

n. stern person, serious person, grave person

adj. serial, chain, quick, rapid, speedy, crashing, fast, fleet, high speed, seriate, sharp, summary

Fransızca'da Seri : rapide; série [la]; jeu [le]

Almanca'da Seri : n. Folge, Serie

Rusça'da Seri : n. серия (F)

adj. серийный, скоростной