Serinlemek nedir, Serinlemek ne demek
- Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek.
- Hafif soğukluk duymak.
- Biraz avunarak ferahlamak

"Serinlemek" ile ilgili cümle
- "Canım şurada bir tek atalım, serinleriz, konuşuruz, dediler." - R. H. Karay
- "Gülleri koklardın, kuşları dinlerdin / Rüzgâr esmezse terasta serinlerdin" - H. F. Ozansoy
- "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın." - R. N. Güntekin
Serinlemek tanımı, anlamı:
Serin : Az soğuk, ılık ile soğuk arası. Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren.
Yüreği serinlemek : Üzüntüsü bir dereceye kadar azalmak.
Hava : Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çekicilik. Müzik parçalarında tür. Keyif, âlem. Esinti. Çevreyi kuşatan boşluk. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Gökyüzü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi. Gelmiş olan.
Hafif : Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Önemli olmayan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa.
Soğumak : Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek. Birine veya bir şeye duyulan istek, sevgi ve ilgi kalmamak.
Serinleşmek : Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.
Soğukluk : Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Sevimsiz olma durumu, antipati. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Cinsel istek duymama durumu. Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması.
Duymak : Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
Biraz : (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için. Bir parça, azıcık.
Ferahlamak : İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek. Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak.
Diğer dillerde Serinlemek anlamı nedir?
İngilizce'de Serinlemek ne demek? : v. become cool, become cooler, cool, freshen, freshen up
Fransızca'da Serinlemek : se rafraîchir, (hava) fraîchir
Almanca'da Serinlemek : sich abkühlen

Bu kısımda Serinlemek nedir? Serinlemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Serinlemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Serinlemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.