Freshen up türkçesi Freshen up nedir

  • Kendine çeki düzen vermek.
  • Tazelemek.
  • Serinletmek.
  • Rahatlamak.
  • Canlanmak.
  • Yenileştirmek.
  • Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri).
  • Tazeleşmek.
  • Serinlemek.
  • Sertleşmek (rüzgar).
  • Zindeleşmek.
  • Yıkanmak.
  • Yıkanıp kıyafet değiştirmek.
  • Ferahlamak.
  • Makyajını tazelemek.
  • Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek.

Freshen up ile ilgili cümleler

English: Would you like to freshen up?
Turkish: Makyajını tazelemek ister misin?

English: Give me a minute to freshen up.
Turkish: Ferahlamak için bana bir dakika ver.

Freshen up ingilizcede ne demek, Freshen up nerede nasıl kullanılır?

Freshen : Tazeleştirmek. Doğurmak (inek). Tazeleşmek. Kuvvetlenmek (rüzgar). Serinlemek. Sertleşmek (rüzgar). Ferahlamak. Zindeleşmek. (inek) doğurmak. Canlanmak.

Freshened : Canlandırmak. Canlanmak. Ferahlamak. Serinlemek. Doğurmak (inek). Sertleşmek (rüzgar). Tazeleştirmek. Zindeleşmek. Tazeleşmek. Tazelemek.

Freshener : Tazeleyici. Tazeleyen kişi veya bir şey. Tazeleyen şey.

Fresheners : Tazeleyen şey. Tazeleyen kişi veya bir şey.

Freshening : Neşelendirme. Tazeleştirme. Taze olma. Canlandırma.

İngilizce Freshen up Türkçe anlamı, Freshen up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freshen up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Modernizes : Modernize etmek. Asrileştirmek. Çağa ayak uydurmak. Çağcıllaştırmak. Modernleştirmek. Çağdaşlaştırmak. Yenilemek. Çağ atlamak. Modernleşmek.

Brighten up : Parlatmak. Neşelenmek. Aydınlanmak.

Cheered : Alkışlamak. Teşvik etmek. Sevinçle bağırmak. Avutmak. Keyiflendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Neşelendirmek. Teselli etmek.

Awake : Bilinçli. Kışkırtmak. Gözünü açmak. Farkında olan. Uykudan kalkmak. Harekete geçmek. Uyanık. Tetik. Farkında.

Fan : Soğutucuda hava akımı sağlayan döner kanatlı aygıt. Tahıl savurma makinesi. Hiçbir sanat kaygısı beslemeksizin sinemaya yalnız yıldızlar açısından bağlı olan ve bu açıdan sinemaya tutkunluk derecesinde düşkün olan kimse. Pervane (gemi). Yaba. Vantilatör. Yelpazelenmek. Taraftar. Sinema delisi. Tahıl savurmak.

Lave : Yıkamak.

Be off the hook : Belayı atlatmak. Aklanmış olmak. Sıkıntıdan kurtulmak. Suçsuz olmak. Aklanmak. (sıkıntıdan) kurtulmak. Temize çıkmak. Cezalandırılmamış olmak.

Recreate : Dinlendirmek. Yeniden yaratmak. Eğlendirmek. Eğlenmek. Yeniden canlandırmak. Canlandırmak.

Chill out : Moralinizi bozmayın. Sakin ol. Temposu düşük bir elektronik müzik türü. Sakin kalmak. Sakinleşmek.

Freshen up synonyms : clean oneself, freshen, brush up, modernise, recreating, refreshes, eased, furbish, bathed, kick back, cheer, freshened, ease, take a breath, brightens, draw a breath, bestir oneself, awaken, eases, refurbish, refrigerate, cools, awakens, bathe, become cooler, splashed, brightened, brightening, refresh, brushing up, draw breath, calm down, bathes.