Tazelemek nedir, Tazelemek ne demek

  • Yenisiyle ya da tazesiyle değiştirmek.
  • Bir işi bir daha yapmak, tekrarlamak
  • Bazı yiyecekleri, bayatlamışken kaynatıp taze duruma getirmek.
  • Unutulmuş bir duygu veya bir düşünceyi yeniden canlandırmak.

"Tazelemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hoca bir kere daha tazeleyince harıl harıl yazmaya koyuldu." - H. Taner
  • "Barmenle yardımcısı boşalan kadehleri tazeliyorlardı." - Ç. Altan
  • "Rica ederim, bu bahisleri açıp da dert tazeleme!" - R. H. Karay

Fransızca'da Tazelemek ne demek?:

aviver

Tazelemek kısaca anlamı, tanımı:

Tazeleme : Tazelemek işi.

Taze : Bozulmamış, bayatlamamış olan. Yeni, zamanı geçmemiş. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. Genç kadın.

Abdest tazelemek : Abdesti bozulmadığı hâlde yeniden abdest almak.

Bahsi tazelemek : Konuşmayı aynı konu üzerine getirmek.

Bilgi tazelemek : Önceden sahip olduğu bilgiyi yenilemek, güncelleştirmek.

El tazelemek : Bir işte yorulan kimse yerine başka birini getirmek.

Yarayı tazelemek : Üzüntüyü, sıkıntıyı, acıyı hatırlatmak, yeniden ortaya çıkarmak.

Değiştirmek : Birini bırakıp başkasını kullanmak. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek.

 

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Bayat : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Taze olmayan.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Getirmek : Sağlamak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir makama atamak veya seçmek. Gelmesini sağlamak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Erişmek veya eriştiğini sanmak.

Yapmak : Üretmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Olmasına yol açmak. Olmak. Onarmak, tamir etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Evlendirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Dışkı çıkarmak. Gerçekleştirmek. Salgılamak, çıkarmak. Bir durum yaratmak. Düzenli bir duruma getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak.

Tekrarlamak : Bir işi bir kez daha yapmak, yinelemek, tekrar etmek.

 

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Bir : Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Sadece. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sayıların ilki. Bir kez.

Daha : Bunun dışında. Henüz. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

Tazelemek ile ilgili Cümleler

  • İngilizce bilgimi tazelemek istiyorum.
  • O, hafızasını tazelemek için resme baktı.
  • Makyajını tazelemek ister misin?
  • İngilizcemi tazelemek istiyorum.
  • Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.
  • İngilizce bilgisini tazelemek için yurt dışında eğitim gördü.
  • İngilizcesini tazelemek için geçen sene ABD'ye gitti.

Diğer dillerde Tazelemek anlamı nedir?

İngilizce'de Tazelemek ne demek? : v. freshen, freshen up, renew, refresh, renovate, brush up, recreate, rub up, top up

Fransızca'da Tazelemek : renouveler, raviver

Almanca'da Tazelemek : v. aufbraten

Rusça'da Tazelemek : v. освежать, обновлять, освежить, обновить