Freshens türkçesi Freshens nedir

Freshens ingilizcede ne demek, Freshens nerede nasıl kullanılır?

Freshen up : Serinletmek. Canlanmak. Serinlemek. Rahatlamak. Yıkanmak. Ferahlamak. Kendine çeki düzen vermek. Yıkanıp kıyafet değiştirmek. Sertleşmek (rüzgar). Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri).

Freshen : (rüzgar) sertleşmek. Tazeleşmek. Tazelemek. Canlanmak. Ferahlamak. Doğurmak (inek). Serinlemek. Kuvvetlenmek (rüzgar). Canlandırmak. Tazeleştirmek.

Freshened : Tazeleşmek. Ferahlamak. Tazelemek. Doğurmak (inek). Canlandırmak. Canlanmak. Tazeleştirmek. Sertleşmek (rüzgar). Serinlemek. Zindeleşmek.

Freshener : Tazeleyici. Tazeleyen kişi veya bir şey. Tazeleyen şey.

Fresheners : Tazeleyen kişi veya bir şey. Tazeleyen şey.

Freshers : Birinci sınıf öğrencisi (kolej). Üniversitede birinci sınıf öğrencisi. Daha taze.

Freshening : Canlandırma. Taze olma. Tazeleştirme. Neşelendirme.

Freshets : Taşma. Taşkın. Yağmur seli. Denize dökülen akarsu.

Feel refreshed : Dinçleşmek.

Freshening up : Kendini tımar etmek. Canlanmak. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Tazelemek. Yenileştirmek. Makyajını tazelemek. Kendini temizlemek. Rahatlamak. Yıkanmak. Ferahlamak.

 

İngilizce Freshens Türkçe anlamı, Freshens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freshens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Animating : Diriltmek. Neşelendirmek. Anime etmek. Canlandırma. Hareketlendirmek. Canlandıran.

Recreate : Yeniden yaratmak. Eğlendirmek. Eğlenmek. Yeniden canlandırmak. Dinlendirmek.

Draw breath : Nefes almak. Soluk almak.

Crispness : Körpelik. Tazelik. Zindelik. Canlılık. Gevreklik.

Furbish : Yeniden kullanılır hale getirmek. Patlatmak. Yeni gibi yapmak. Yenileştirmek. Silmek. Ovalama ile parlatmak. Cilalamak. Pırıl pırıl yapmak. Pasını çıkarmak.

Draw a breath : Soluklanmak. Nefes almak.

Freshen up : Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Yenileştirmek. Makyajını tazelemek. Yıkanıp kıyafet değiştirmek. Serinletmek.

Recreated : Eğlenmek. Eğlendirmek. Yeniden yaratmak. Dinlendirmek.

Braced : Zindeleştirmek. Hazırlanmış. Desteklenen. Güçlendirmek. Desteklenmiş. Germeli. Neşelendirmek. Bağlamak. Desteklemek.

Furbished : Bakımı yapılmış. Cilalanmış. Cilası tazelenmiş. Parlatılmış. Cilalamak. Yenilenmiş. Yeni gibi yapmak. Parlatmak. Ovalama ile parlatmak. Yeniden kullanılır hale getirmek.

 

Freshens synonyms : brightened, brisk, flow, newness, blow away the cobwebs, cheer, blossom, cheer up, arouses, take a breath, awaken, boost, animates, brightens, be off the hook, brighten up, flowing, refresh, brisk up, accelerates, brighten, refreshes, freshening up, furbishes, become cooler, awakens, brightening, freshen, brisked, spate, fresh, become cool, brightening up.

Freshens zıt anlamlı kelimeler, Freshens kelime anlamı

Oldness : Eskilik. Tufuliyet-i saniye. İkinci çocukluk devri. Kartlık. Köhnelik.

Stale : Vadesi geçmiş. Yıpranmış. Eskimiş. Bitkin. Çiş (at, sığır). Eskimek. Bozulmak. Yorgun. Kaşanmak. Adi.

Staleness : Yıpranmışlık. Bayatlık. Yorgunluk. Bitkinlik.

Freshens antonyms : unoriginality.