Flogs türkçesi Flogs nedir

Flogs ingilizcede ne demek, Flogs nerede nasıl kullanılır?

Flog a dead horse : Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Havanda su dövmek. Zamanını ve enerjisini boşa harcamak. Boşa uğraşmak. Ölü atı kırbaçlamak. Boşa kürek sallamak. Havanda su dökmek. Boşa kürek çekmek. Boşa nefes tüketmek. Zamanını boşa harcamak.

Flog to death : İşin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak.

Flog : Kanunsuz satmak. Satmak. Kırbaçlamak. Çok uğraşmak. Dövmek. Dayak atmak. Satmaya çalışmak. Kamçılamak.

Flogged : Kamçılamak. Satmak. Kırbaçlamak. Çok uğraşmak. Dayak atmak. Dövmek. Kanunsuz satmak.

Flogged a dead horse : Zamanını ve enerjisini boşa harcayan. Ölü atı kırbaçlayan.

Float a loan : Kredi bulmak. Kredi ayarlamak.

Float and sink analysis : Yüzdürme-çökeltme çözümlemesi. Yüzdürme-çökeltme analizi.

Flo : Kadın ismi (florence isminin kısaltması).

Flogger : Döven kimse. İşkenceci. Acımasızca diğerine vuran kise. Kırbaçlayan kimse.

Flogging a dead horse : Gereksizce devam etme. Ölü atı kırbaçlama.

İngilizce Flogs Türkçe anlamı, Flogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fall over oneself : Yırtınmak. Çok çalışmak. Çok çabalamak. Kendini çok istekli göstermek.

Switch : Sallamak. Gırgır ağlarında mapaların açılıp kapanmasını sağlayan düzenek. Vurmak. Şalter. Değişme. Düğmeye basıp açmak veya kapatmak. Yer değiştirmek. Anahtar. Düğme.

Flog : Satmaya çalışmak.

Chastises : Azarlamak. Ağır biçimde suçlamak. Eleştirmek. Cezalandırmak (dayakla). Dayakla cezalandırmak. Yerden yere vurmak. Adam etmek. Sopa atmak. Sopa çekmek.

Take pains with : Emek vermek. Büyük emek vermek.

Resold : Tekrar satılmış. Yeniden satılmış. Tekrar satmak.

Cudgeled : Sopa ile dövmek. Değnek. Sopalamak. Sopa atmak. Matrak. Sopa. Sopa çekmek. Savurmak.

Thread : Yiv. İplik geçirmek (iğneye). İpe dizmek. Lif. İplik. Vida dişi. İş parçacığı. Film şeridini takmak. Filmi projeksiyon makinesine takmak. Tel.

Scourge : Kamçı. Felaket getirmek. Afet. Bela. Acı çektirmek. Dert. Şiddetle cezalandırmak. Büyük zarar vermek.

Trounce : Pataklamak. Sopa çekmek. Yenmek. Azarlamak. Fırça atmak. Cezalandırmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Paylamak.

Flogs synonyms : take pains, horsewhips, cat, birches, beats, horsed, reselling, battled, batters, marketed, chastised, markets, horsewhip, battle, clobbers, dispose of, slash, cowhide, clobbered, kurbash, chastising, basted, strap, bash up, flagellating, colt, horse, beat up, whip, yarn, batter, push off, welt.