Folk etymology türkçesi Folk etymology nedir

  • Bir halkbilim sözcüğünün ilk biçimini saptamak amacıyla, o sözcükle ilgili halk söylentilerinden yararlanılarak yapılan inceleme.
  • Benzetim kökenlemesi.
  • Yanlış kökenleme.
  • Halk kökenbilimi.
  • Halk kökbilgisi.
  • Yakıştırma.
  • Yerlileştirme.
  • Halk etimolojisi.

Folk etymology ingilizcede ne demek, Folk etymology nerede nasıl kullanılır?

Folk : Ekinleri ortak olan bireylerin, kümelerin oluşturduğu nüfus. Halk müziği. Aile. Ahali. Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy. Kavim. Adet. Folk. İnsanlar. Millet.

Etymology : Türeme. Etimoloji. Köktenbilim. Köken bilgisi. Dilin köklerini araştıran bilim. Kökenbilim. İştikak. Kökbilim. Kelime kökeni bilimi. Köken bilimi.

Folk architecture : Halkın geleneksel yollardan öğrenerek uyguladığı yapıcılık türü. bk. yapıcılık, krş. halk giysisi, halk sanatı, halk el sanatı. Halk yapıcılığı.

Folk art : Halk sanatı. Halkın, doğal çevresiyle geleneksel kültürünün etkisi altında kalarak oluşturduğu ya da seçkin ve öteki kültürlerden alarak benimsediği, beğenisel yanı yararlı yanından daha çok olan ürünlerin tümü. bk. sanat. krş. el sanatı, halk kültürü.

 

Folk biotope : Halk kültürünün gelişimini ve oluşumunu sağlayan etkenlerin tümü. bk. halk kültürü. Halk yaşam biçimi.

Folk calendar : Halkın, bir yıl içinde arka arkaya gelen günlerle toplumsal, ekonomik, kültürel, dinsel ve büyüsel oluşumları saptamak amacıyla kullandığı geleneksel bilgi ve uygulamaları, bk. yıldızbilim. Halk günbilgisi.

İngilizce Folk etymology Türkçe anlamı, Folk etymology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Folk etymology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naturalization : Vatandaşlık tanınması. Yurttaşlığa kabul. Vatandaşlığa kabul etme. Uyrukluğa kabul etme. Vatandaşlığa kabul. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Natüralizasyon. Yerlileşme. Vatandaş olma.

Imputation : İsnat. Suçlama. Üstüne atma. Atfetme. Başkasına yükleme. İsnad etme. İsnad. İtham. Töhmet.

Analogie : Şekil veya anlam bakımından dildeki bazı kelimelerin örnek alınması ve yakıştırma yolu ile onlara benzetilerek yeni kelimeler türetilmesi; bir kelimedeki şeklin başka bir kelimeye aktarılması olayı : mac. nap, far. afitab ve ruz kelimelerinin hem «güneş» hem «gün» anlamlarına gelmesi, anlam aktarımı ile ilgili bir benzetmedir. bunun gibi türkçede yaşıt kelimesine benzetilerek eşit, korkunç kelimesine yakıştırılarak ilginç; kurultay’a bakılarak da danıştay, sayıştay ve yargıtay kelimeleri yapılmıştır. şah. zamiri ol’un çekim gövdesi (casus obliques, oblique stem) olan *an-ın çekime girmesi ile anda, andan, anca biçimlerindeki ön sesler de ol > o değişiminden sonra o’ya benzetilerek yakıştırma yoluyla onda, ondan onca biçimlerine girmiştir. bu olayda genellikle biçim olarak kurala uygun görünen ancak gerçekte kural dışı olan bir benzetme, bir yakıştırma söz konusudur. ingilizcenin çocuk dilinde kurallı şekillere benzetilerek kuralsız şekillerin de kurala sokulması dolayısıyla man «adam» kelimesinin çokluk şeklinin men yerine mans, to go «gitmek», to see «görmek», to know «bilmek» fiillerinin geçmiş zaman şekillerinin went, saw, knew yerine goed, seed, knowed şekillerinde söylenişi yine tipik birer yakıştırma olayıdır.

 

Naturalisation : Vatandaşlığa kabul. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Vatandaş olma süreci. Natüralizasyon. Yurttaşlığa kabul etme. Vatandaşlık tanınması. Uyrukluğa kabul etme. Vatandaşlık hakları verme.

Ascription : Bireyin toplumdaki yerinin tümünü ya da bir bölümünü başarısıyla değil, doğuştan edindiği nitelikleriyle (cinselliği, ailesinin toplumsal sınıfı vb.) elde etmesi. Üstüne atma. Atıf. İsnat. Yükleme. Hamil. Doğumla belirlenme. Hamd.

Endenization : Adaptasyon eylemi. Bir türün belli bir bölgeye yerleşmesine ve oraya adapte olmasına neden olma eylemi. Yabancı uyrukluğa kabul etme. İndenization. Yerlileşme. Yerlisi gibi olma. Doğal ortama ayak uydurma fiili. Uyrukluğa kabul etme.

Imputations : Atfetme. İsnad. Suçlama. İtham. İsnad etme. Üstüne atma. Başkasına yükleme. İsnat. Töhmet.

Factoid : Sahte. Yanlış olmasına rağmen genel anlamda kabul gören şey. Ufak bilgi. Gerçekle ilgisiz. Uçuk kaçık. Gerçek olarak sunulan ve yaygın olarak inanılan ispatlanmamış veya gerçekdışı bilgi parçası. Uydurma.

Nationalisations : Kamulaştırma. Ulusal hale getirme (ayrıca nationalization). Devletleştirme. İstimlak. Millileştirme. Ülke oluşumu. Ulusallaştırma. Vatandaşlığa kabul etme.

Epithets : Söz (övücü veya hakaret edici). Belgeç. Sıfat. Sanlık. Nitem. Hakaret. Tamlayan. Laf. Lakap.

Folk etymology synonyms : epithet, nationalisation, ascriptions, naturalizations.