Analogie türkçesi Analogie nedir
- Gramer alanında kullanılır.
- Yakıştırma.
- Şekil veya anlam bakımından dildeki bazı kelimelerin örnek alınması ve yakıştırma yolu ile onlara benzetilerek yeni kelimeler türetilmesi; bir kelimedeki şeklin başka bir kelimeye aktarılması olayı : mac. nap, far. afitab ve ruz kelimelerinin hem «güneş» hem «gün» anlamlarına gelmesi, anlam aktarımı ile ilgili bir benzetmedir. bunun gibi türkçede yaşıt kelimesine benzetilerek eşit, korkunç kelimesine yakıştırılarak ilginç; kurultaya bakılarak da danıştay, sayıştay ve yargıtay kelimeleri yapılmıştır. şah. zamiri olun çekim gövdesi (casus obliques, oblique stem) olan *an-ın çekime girmesi ile anda, andan, anca biçimlerindeki ön sesler de ol > o değişiminden sonra oya benzetilerek yakıştırma yoluyla onda, ondan onca biçimlerine girmiştir. bu olayda genellikle biçim olarak kurala uygun görünen ancak gerçekte kural dışı olan bir benzetme, bir yakıştırma söz konusudur. ingilizcenin çocuk dilinde kurallı şekillere benzetilerek kuralsız şekillerin de kurala sokulması dolayısıyla man «adam» kelimesinin çokluk şeklinin men yerine mans, to go «gitmek», to see «görmek», to know «bilmek» fiillerinin geçmiş zaman şekillerinin went, saw, knew yerine goed, seed, knowed şekillerinde söylenişi yine tipik birer yakıştırma olayıdır.
Analogie ingilizcede ne demek, Analogie nerede nasıl kullanılır?
Analogies : Karşılaştırma. Örnekseme. Benzeşimler. Benzeşim. Kıyas. Analoji. Benzerlik. Benzerlikler.
Analogic : Kıyas yoluyla. Kıyaslanabilen. Benzer. Benzeterek. Andıran. Analojik. Benzeşen.
Analogic data : Fiziksel miktarlar şeklinde bilgisayar girilen bilgi (sayısal kod yerine). Analog veri.
Analogical : Kıyaslanabilen. Benzeşen. Benzer. Örneksemeli. Kıyas yoluyla. Kıyas yolu ile. Andıran. Analojik.
Analogical signals : Kesintisiz doğal süreci temsil eden elektrik sinyalleri. Analojik sinyaller.
Analog connections : Analog bağlantılar.
Analogise : İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak. Benzetmek. Karşılaştırmak (ayrıca analogize). Kıyaslamak.
Analog adder : Analog toplayıcı. Örneksel toplayıcı.
Analogist : Benzeşim ile sonuca varmak. Örneksemeci. Benzerlikler arayan kişi.
Analogically : Benzer bir şekilde. Benzer bir şekilde (başka bir nicelikle ilgili olarak sürekli değişmek). Analojik olarak. Kıyaslayarak.
İngilizce Analogie Türkçe anlamı, Analogie eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Analogie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Active verb : Etken eylem. Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Adams apple : Kalkan kıkırdak. Gırtlağın arka kıkırdak üzerine oturmuş bulunan ve iki kanadı ön tarafta birbiriyle birleşerek katlanmış kalkanı andırır bir çıkıntı meydana getiren kısmı. kalkan kıkırdağın erkeklerde, özellikle zayıf erkeklerde dıştan da belli olan bu çıkıntılı kısmına adem elması denir.
Ascription : Bireyin toplumdaki yerinin tümünü ya da bir bölümünü başarısıyla değil, doğuştan edindiği nitelikleriyle (cinselliği, ailesinin toplumsal sınıfı vb.) elde etmesi. Hamil. Yükleme. Doğumla belirlenme. Atıf. Hamd. Üstüne atma. İsnat.
Analog : Benzer şey. Kökeni ve yapısı farklı olmasına rağmen aynı işlevi gösteren iki organ veya bileşikten biri. Başka bir nicelikle ilgili olarak sürekli değişmek. Eş örnekli. Analog. Veri'nin, sürekli bir fiziksel değişkenle gösterimine değgin. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Benzer. Benzeş. Örneksel.
Epithet : Belgeç. Laf. Tamlayan. Sanlık. Herhangi bir türün isminde, cins isminden sonra yazılan, türün adını belirleyen sıfat ya da isim. pinus (cins ismi) nigra (epitet). Hakaret. Epitet. Lakap.
Accusative : Belirtme durumu. Akuzatif. Yükleme durumu. İsmin i hali. İsmin -i halindeki sözcük grubu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir nsi alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i hali. İsmin -i halindeki. İsmin -i halindeki sözcük.
Imputations : Atfetme. Üstüne atma. İsnad etme. Suçlama. İsnat. İtham. Töhmet. İsnad. Başkasına yükleme.
Accentuation : Vurgulama. Ahenk durağı ile birbirinden ayrılmış kelime öbeklerinde, çok kez vurgulu hece üzerine düşen ve anlamı güçlendirmek üzere onun şiddetini artıran vurgu: ey türk gençliği/ birinci vazifen/ türk istiklalini/ türk cumhuriyetini/ ilelebet muhafaza/ ve müdafaa etmektir./ mevcudiyetinin/ ve istikbalinin/ yegane temeli/ budur./ bu temel/ senin/ en kıymetli hazinendir. (m.k. atatürk, nutuk, s. 607). || dur yolcu/ bilmeden gelip bastığın || bu toprak/ bir devrin/ battığı yerdir. || eğil de kulak ver/ bu sessiz yığın || bir vatan kalbinin/ attığı yerdir. (n.h. onan, çakıl taşları, ant., s. 921) vb. Önemle belirtme. Vurgu. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. bir uygulamada çeşitli yöntemlerle kişiler, yığınlar, eşyalar ve simgeler vurgulanır. yönetmenin önemli işlerinden biri seyircinin en çok gözüne çarpması gereken şeyi seçmesidir. vurgu, gövde görünüşleri, değişik alanlar, ilişkiler, karşıtlıklar, yükseltiler vb. ile sağlanır. sahne konuşmasında bir tümceyi, belli bir durum içindeki anlamını doğru vererek söylemek için uygun sözcükleri yoğunlaştırmakta kullanılan ses vurgusu. Vurgu işaretleri koyma. Vurgu işaretlerini koyma. Harekeleme. Ahenk vurgusu.
Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüme bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: işte bu odur! demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.
Factoid : Uçuk kaçık. Yanlış olmasına rağmen genel anlamda kabul gören şey. Ufak bilgi. Gerçek olarak sunulan ve yaygın olarak inanılan ispatlanmamış veya gerçekdışı bilgi parçası. Uydurma. Gerçekle ilgisiz. Sahte.
Analogie synonyms : ascriptions, folk etymology, abstract noun, accent of group, actif, accidence, epithets, comparison, adjektive, active voice, accent intensive, linear, ablative, imputation, action verb, ablaut, action noun, comparing.
Analogie zıt anlamlı kelimeler, Analogie kelime anlamı
Digital : Sayısal. Dijital sinyaller yoluyla çalışan ve analog elektroniklere göre daha az maliyetli cihaz. Parmağa ait. Parmak gibi. Parmakla yapılan. Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. Tuş. Sayılarla gösterilen veri ya da fiziksel niceliklere değgin. Sayı. Sayıya ait.
Dissimilarity : Benzemezlik. Benzeşmezlik. Benzersizlik. Başkalık. Ayrılık. Farklılık.

Bu kısımda Analogie kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Analogie ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Analogie anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Analogie ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.