Etymology türkçesi Etymology nedir
- Köktenbilim.
- Kökbilim.
- Köken bilimi.
- Kelime kökeni bilimi.
- Türeme.
- İştikak.
- Dilin köklerini araştıran bilim.
- Kökenbilim.
- Köken bilgisi.
- Etimoloji.
Etymology ingilizcede ne demek, Etymology nerede nasıl kullanılır?
Folk etymology : Benzetim kökenlemesi. Yakıştırma. Yerlileştirme. Halk etimolojisi. Yanlış kökenleme. Halk kökenbilimi. Bir halkbilim sözcüğünün ilk biçimini saptamak amacıyla, o sözcükle ilgili halk söylentilerinden yararlanılarak yapılan inceleme. Halk kökbilgisi.
Etymologic : Etimolojik. Köktenbilimsel.
Etymological : Etimoloji (dilin köklerini araştıran bilim) ile alakalı. Kökenbilimsel. Kelimelere ait. Etimolojik. Kelimelerin kökenleri ve grametik olarak dönüşümlerinin incelenmesi ile alakalı.
Etymological legend : Etimolojik efsane. Bir insan veya bir yerin ismi arkasında saklı hikaye.
Etymologically : Etimolojik açıdan. Etimolojik bakımından. Etimolojik olarak.
Etymon : Kelimenin en eski şekli. Sözcük kökü. Etimolojik kök. Kök. Köken.
Etymologise : Aslını araştırmak. Etimolojiyle uğraşmak. Köktenbilimle uğraşmak. Tarih inşa etmek veya kelimelerin kökenini ortaya çıkarmak (ayrıca etymologize). Dilin köklerini araştıran bilimle uğraşmak.
Etymologists : Kökenbilimci. Etimolog. Türem bilgini. Köktenbilimci.
Etymologist : Etimolog. Türem bilgini. Kökenbilimci. Köktenbilimci.
Etymologies : Etimoloji. İştikak. Kelime kökeni bilimi. Dilin köklerini araştıran bilim. Köktenbilim. Türeme. Köken bilimi. Kökbilim. Köken bilgisi. Kökenbilim.
İngilizce Etymology Türkçe anlamı, Etymology eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Etymology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chronicle : Kronolojik yazılmış tarih. Günlük. Kayıt. Kronik. Günlük tarih. Günün olayları. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu bir tür tarih yapıtı. Vakayiname. Tarih yazmak.
Upspring : Türemek.
Linguistics : Dilbilim. Dilbilimi. Lengüistik. Dil bilimi. Dil bilim. İnsanın konuşma yetisi ile yeryüzündeki dilleri ses, biçim, anlam ve sözdizimi bakımından genel ya da karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim.
Story : Makale. Anlatı. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Masal. Yalan. Kat. Tarih. Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Öykü. Bina katı.
Folk etymology : Yakıştırma. Yerlileştirme. Yanlış kökenleme. Benzetim kökenlemesi. Halk etimolojisi. Halk kökenbilimi. Bir halkbilim sözcüğünün ilk biçimini saptamak amacıyla, o sözcükle ilgili halk söylentilerinden yararlanılarak yapılan inceleme. Halk kökbilgisi.
Derivation : Vücutta bir yöndeki sıvı ve kanı diğer yöne kaydırma, çekme. kan alma; idrar söktürücü, terletici ve ishal yapıcı ilaçlarla gerçekleştirilir. Asıl. Elde etme. Türevini alma. Türetme. Memba. Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb. Türetim. Kaynak. Saptırma.
History : Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders. Tarihçe. Gelişim aşmaları. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Hikaye. Tarih. Öykü. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Geçmiş. Kayıtlar.
Account : Kar. Hesaba katma. Yarar. Göz önünde tutma. Pusula. Hesap görme. Değer. Düşünmek. Gözüyle bakmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Etymology synonyms : lexicostatistics, etymologies.
Etymology ingilizce tanımı, definition of Etymology
Etymology kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That branch of philological science which treats of the history of words, tracing out their origin, primitive significance, and changes of form and meaning.

Bu kısımda Etymology kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Etymology ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Etymology anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Etymology ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.