Forbears türkçesi Forbears nedir

Forbears ingilizcede ne demek, Forbears nerede nasıl kullanılır?

Forbear : Ced. Çekinmek. Sabırlı olmak. Vazgeçmek. Boş vermek. Tahammül. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Kaçınmak. Ata. Sakınmak.

Forbearance : Tahammül. Hoşgörü. Tolerans. Sabır. Kaçınma. Bir hak talebinin ertelenmesi. Müsamaha. Borçluya ödeme için süre verilmesi. Sakınma.

Forbearer : Kendi kendini kontrol etme çalışması yapan kimse. Kendini sınırlandıran kimse. Kendini kısıtlayan kimse.

Forbearers : Kendini kısıtlayan kimse. Kendi kendini kontrol etme çalışması yapan kimse. Kendini sınırlandıran kimse.

Forbearing : Sabırlı. Dayanıklı. Hoşgörülü olmak. Kendini tutmak. Tahammüllü. Kaçınmak. Hoşgörülü. Vazgeçmek. Sakınmak. Sabretmek.

Forbidden : Memnu. İzinsiz. Yasak. Men edilmiş. Yasaklanmış.

Forbid : Memnu kılmak. Olanak vermemek. Yasak etmek. Yasaklamak. Menetmek. Engel olmak. Haram etmek. Men etmek.

Forbiddance : Yasaklanma. Yasak. Yasaklama.

Forbes magazine : Forbes dergisi. Etkili amerikan ekonomi dergisi.

Forbade : Menetmek. Engel olmak. Yasaklamak. Olanak vermemek.

İngilizce Forbears Türkçe anlamı, Forbears eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Forbears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endurance : Süreklilik. Devam. Dayanma. Dayanıklılık. Sabır. Katlanma. Dayanım. Çekme. Kaldırma.

Baulking : İnatla yürümemek. Engel. Ket. Durdurmak. Sürülmemiş tarla. Engellemek. İnat etmek. Duraksamak. Ayak diremek.

Pass by : Geçmek. Yanından geçmek. Önünden geçmek. Göz yummak. Yürüyerek geçmek. Önemsememek. Geçip gitmek. Aldırmamak. Yolu düşmek.

Endures : Dişini sıkmak. Durmak. Var olmak. Katlanmak. Sürmek. Dayanmak. Devam etmek.

Abdicate : Çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Saltanattan çekilmek. Hakkından vazgeçmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Bırakmak. Boynundan atmak.

Stamina : Güç. Canlılık. Yaşama gücü. Dayanma gücü. Dayanıklılık. Kuvvet. Direnç.

Fortitude : Dayanıklılık. Sabır. Sebat. Yüreklilik. Metanet. Salabet. Cesaret.

Forbears synonyms : anconeous muscle, elbow bone, help oneself, musculus anconeus, basilic vein, leave alone, vena basilica, vena radialis, vena ulnaris, ulnar vein, vena cephalica accessoria, radial vein, accessory cephalic vein, give a miss, be wary of doing something, contain oneself, leave, antecessor, assign to, control oneself, father, baulks, be wary, patiences, hold in, forbear, throw to the winds, forbore, be leery of, blenched, abjure, beware of, keep from.

Forbears zıt anlamlı kelimeler, Forbears kelime anlamı

Act : Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Numara yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Rol oynamak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Yapmak. Bölüm.