Fossilizes türkçesi Fossilizes nedir

Fossilizes ingilizcede ne demek, Fossilizes nerede nasıl kullanılır?

Fossilize : Fosilleşmek. Taşlaştırmak. Çağın gerisinde kalmak. Fosilleştirmek. Taşıllaştırmak. Taşıllaşmak.

Fossilized : Antik. Günü geçmiş. Fosilleşmiş. Çağ dışı. Tarihi. Eski. Modası geçmiş. Taşlaşmış.

Fossilization : Taşıllaşma. Fosilleşme. Bitki, hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi. Çağın gerisinde kalma. Taş kesilme.

Fossilizing : Taşıllaşmak. Taşıllaştırmak. Taşlaştırmak. Çağın gerisinde kalmak. Fosilleştirmek. Fosilleşmek.

Fossiliferous : Fosilli. Taşıllı.

Fossil ice : Fosil buzu. Fosil buz. Taşıl buz. Çoğunlukla buzul dillerinin sona erdiği yerlerde, üzeri buzul taş yığınlarıyla örtülen, uzun süre erimeden kalabilen buzul artığı.

Fossilised : Modası geçmek. Demode yapmak. Saflaşmak. Taşlaşmak. Fosil olmak. Fosile dönüşmek. Sabit değişmez olmak (ayrıca fossilize). Fosilleşmiş. Modası geçmiş olmak.

Fossil fuel : Fosil yakıtı. Fosil yakıt. Çok erken zamanlarda yaşamış bitki ve hayvan kalıntılarından oluşan yakıt (kömür, petrol, doğal gaz).

Fossilising : Fosil olmak. Taşlaştırmak. Sabit değişmez olmak (ayrıca fossilize). Modası geçmek. Demode yapmak. Fosilleştirmek. Modası geçmiş olmak. Taşlaşmak. Saflaşmak. Fosilleşmek.

 

Fossilist : Paleontolojist. Fosiller vasıtasıyla jeolojik dönemleri araştıran jeolojist. Paleontoloji uzmanı kimse.

İngilizce Fossilizes Türkçe anlamı, Fossilizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fossilizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fossil : Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri. Kalıntı. Fosil. Taşlaşmak. Taşıllaşmış. Eski kafalı. Köhneleşmek. Çok eski. Fosilleşmiş.

Petrifies : Donmak. Serseme çevirmek. Donup kalmak. Çok korkutmak. Ödünü koparmak. Taşlaşmak. Taş kesilmek. Taş kesmek. Donakalmak.

Gorgonize : Üzerinde gorgon etkisi yaratmak. Üzerinde bunaltıcı etki yaratmak. Sersemletmek. Korkudan donakalmasına neden olmak. Birini ipnotize etmek. Taşa çevirmek. Taş kesmek. Afallatmak.

Petrify : Taş kesilmek. Ödünü koparmak. Şok etmek. Donmak. Serseme çevirmek. Donakalmak. Çok korkutmak. Taşlaşmak. Donup kalmak.

Be behind the times : Çağdışı olmak. Örümcek kafalı olmak. Çağın gerisinde kalmış olmak. Demode olmak. Zamanın çok gerisinde olmak.

Fossilise : Modası geçmiş olmak. Taşlaşmak. Sabit değişmez olmak (ayrıca fossilize). Demode yapmak. Modası geçmek. Saflaşmak. Fosil olmak.

Mineralize : Madenleştirmek. Mineralize etmek. Mineralleştirmek. Minarelleştirmek. Bir yem maddesine veya karmasına mineral bileşikleri veya inorganik maddeleri ekleme, tamamlama veya doyurma işlemi. Mineralize etme.

 

Get on : Binmek. Ayrılıp gitmek. İlerlemek. Geçinmek. Otobüse binmek. Olmak (belirli bir şekilde). Trene binmek. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Yaşlanmak. Kötü gitmemek.

Mature : Tekamül etmek. Kemale erdirmek. Ergin. Kemale ermiş. Vadesi gelmiş. Tamam. Tekemmül etmek. Erişmek. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı.

Fossilizes synonyms : fossilize, maturate, petrifying, petrified, senesce, fossilizing, fossilising, age.

Fossilizes zıt anlamlı kelimeler, Fossilizes kelime anlamı

Flexible : Esner. Değişken. Bükülme esnekliği gösteren. Uysal. Esnek. Esneklik. Esneyebilir. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Elastiki. Yumuşak başlı.