Frau türkçesi Frau nedir

  • Evli bayana hitap ederken kullanılan ünvan.
  • Kadın.
  • (almanca) eş.

Frau ile ilgili cümleler

English: A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Turkish: Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.

English: She is guilty of fraud.
Turkish: O dolandırıcılıktan suçludur.

English: Academic fraud is probably more common than most people think.
Turkish: Akademik dolandırıcılık, çoğu insanın düşündüğünden muhtemelen daha yaygındır.

English: Ali exposed Mary as a fraud.
Turkish: Ali Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.

English: Academic fraud may be more common than you think.
Turkish: Akademik sahtekarlık muhtemelen düşündüğünden daha yaygın olabilir.

Frau ingilizcede ne demek, Frau nerede nasıl kullanılır?

Fraud : Numaracı kimse. Hileci. Dolandırıcılık. Hilebaz. Sahtekar. Aldatma. Hilekarlık. Hile. Sahtekarlık.

Fraud department : Dolandırıcılık masası. Dolandırıcılık şubesi.

Frauds : Dolandırıcı. Numaracı kimse. Hilekarlık. Hilebaz. Sahtekarlık. Sahtekar. Dolandırıcılık. Hilekar. Hile.

Fraudster : Dolandırıcı.

Fraudsters : Dolandırıcı.

Fraudulent bankrupt : Hileli iflas. Hileli müflis.

Fraudulent conversion : Zimmetine geçirme. İhtilas. Para aşırma.

 

Fraudulent preference : Hileli tercih.

Fraudulent bankrauptcy : Alacaklıların birleşik tutusu niteliğinde olan mallarını kaçırmak, gizlemek ya da onlara dokuncalandırılacak bir davranışla gerçekle bir ilişkisi olmayan borç belgitleri imza etmek, anlaşmalı satışlar, işlemler ya da bağışlar yapmak gibi düzmece olaylarla kendisini batkılı gösteren tecimci. Düzmece batkı.

Fraudulency : Hilekarlık. Sahtekarlık.

İngilizce Frau Türkçe anlamı, Frau eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frau ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dangs : Lanet olsun. Dang. Ateşli ve salgın bir hastalık. (amerikan argosu) penis. Lanet.

Dame : Kibar kadın. Hatun. Kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı. Dam (asalet ünvanı). Anaokulu. Yaşlı kadın. Bayan. Hanım. Karı.

Bachelorette : Bekar bayan. Evlenmemiş. Bekar kadın. Evli olmayan kadın.

Title : Ünvan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ana başlık. Unvan. Titr. Bir yapıtın adı. 2 -epik tiyatro'da oynanan tablonun konusunu ya da yorumunu sahnedeki bir gergiye yansıtılmasıyla ortaya çıkan yazı. Marka. İsimlendirmek. İstihkak. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşit yazıyı anlatır terim.

Distaff : Kadın işi. Öreke. Öfke.

Distaffs : Öfke. Öreke. Kadın işi.

Eve : Havva. Arife günü. Arife. Öngün. Akşam. Kadın ismi. Arife gecesi. Arefe günü.

Doris : Kız arkadaş. Kadın ismi. Okeanos ile tethys'in kızı. Sevgili.

Bird : Tip. Güdümlü mermi. Manita. Roket. Kuş. Adam. Kız. Kus.

Female : Bayan atlet. Kancık. Kadınlara ait. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Dişilere ilişkin. Dişil. İçi oyuk öğe. Bayan. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma.

 

Frau synonyms : title of respect, eves, females, dang, broad, form of address, dames, feme, frauen, femme.

Frau ingilizce tanımı, definition of Frau

Frau kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In Germany, a woman. As a title, equivalent to Mrs., Madam. A married woman. A wife.