Eve nedir, Eve ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Oyunda ebe: Gelin saklambaç oynayalım, men ebe olacağım.

Acele, çabuk.

Evvel.

Eve ile ilgili Cümleler

  • Ali eve pencereden girebildi.
  • Eve geldiğimde küçük kız kardeşim gitar çalıyordu.
  • Sadece yemek yemek ve daha sonra tekrar dışarı gitmek için eve erken geldin mi?
  • Onlar eve geri giderken Mustafa durmalarını ve yiyecek bir şey almalarını önerdi.
  • Eve dönmelisin.
  • Eve şimdi gitmek istediğini düşünüyorum.
  • Ben eve her zamankinden erken geldim.
  • Ali eve erken gitmek isteyen tek kişi olmayabilir.
  • Eve gidiyordum.
  • Eve erken gitmesi için ona izin verildi.
  • “Öğrencilerin bir bölümü, ilk yılı yurtta geçirse bile ikinci yıldan başlayarak eve çıkmayı yeğler.”
  • Eve dönmek güzel.
  • Eve gider gitmez Tom'a bir mektup yazarım.
  • Ali acıktığı zaman eve geri gelecek.

Eve ile ilgili Atasözü veya Deyim

ayrı eve çıkmak : ailenin büyükleriyle birlikte oturan çekirdek aile başka eve taşınmak.

baktın kar havası, eve gel kör olası : “tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

eve çıkmak : aileden ayrılıp ayrı bir evde oturmak öğrenci yurttan ayrılıp ev kiralayarak yaşamak.

gönül verme evliye, eve gider unutur : “bir kadın, evli bir erkeğe gönlünü kaptırmamalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

 

gün varken davarını eve götür : “işlerini en uygun zamanda yap” anlamında kullanılan bir söz.

güneş girmeyen eve doktor girer : “güneşsiz evde hastalık eksik olmaz” anlamında kullanılan bir söz.

ıssız eve it buyruk : “aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır” anlamında kullanılan bir söz.

Eve tanımı, anlamı

Saklambaç : Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu

Ebe gel : Al da gel: Ünkü goyunları asam ebe gel.

Ebe ge : Al da gel.

Acele : Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Evvel : Önce. İlk, önceki, geçmiş.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

 

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Men : Yasaklama. Engel olma.

Ebe : Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.

Diğer dillerde Evden alışveriş anlamı nedir?

İngilizce'de Evden alışveriş ne demek ? : home shopping