Saklambaç nedir, Saklambaç ne demek

  • Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu

"Saklambaç" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Güneş ise afacan bir çocuk gibi bulutlarla saklambaç oynuyor, bir kaybolup bir gözüküyordu." - A. Kulin

Saklambaç hakkında bilgiler

Saklambaç, bütün dünyada yaygın bir biçimde oynanan bir çocuk oyunudur. Ebe seçilen oyuncunun saklanan oyuncuları bulması esasına dayanır.

Saklambaç oynarken oyuncu sayısına bir kısıtlama getirilmez. Oyunculardan biri ebe olarak seçilir. Ebe bir duvara, ağaca ya da başka bir nesneye kafasını yaslar ve gözünü -genellikle kolu yardımıyla- kapatarak oyuncular tarafından kararlaştırılmış bir sayıya kadar birer birer sayar. Ebenin yaslandığı bu yere sobeleme yeri denir. Bu sırada diğer oyuncular ebenin onları göremeyeceği yerlere saklanırlar. Oyuncuların amacı, "Önüm arkam sağım solum sobe" diyerek saymayı bitiren ebenin onları aramak için sobeleme noktasından ayrıldığında gelip ellerini sobeleme noktasına dokundurarak sobe yapmaktır. Ebeden önce sobe yapabilen oyuncular kendilerini bir sonraki turda ebe olmaktan kurtarırlar ancak ebenin saklandığı yeri bulup kendisinden önce sobelediği oyuncu ise bir sonraki turda ebe olur ve oyun bu şekilde oyuncular oynamaktan sıkılıncaya kadar devam eder.

 

Yaygın oynanan saklambaç türlerinde ebenin sobelediği oyuncunun adını herkesin duyacağı şekilde bağırması gerekir. Ebenin, gördüğü oyuncunun adını herhangi bir nedenle yanlış söylemesi oyunun ebe tarafından kaybedilmesine yol açar ve buna 'çanak çömlek patladı' denir. Oyuncular bir ağızdan 'çamlak çömlek patladı' diye bağırarak saklanmakta olan arkadaşlarını uyarırlar. Sonrasında ebe tekrar gözlerini kapatıp sayma işlemine başlar ve oyuncular saklanırlar.

Çeşitli yörelerde farkı adlarla saklambaç benzeri oyunlar oynanmaktadır.

Saklambaç ile ilgili Cümleler

  • Saklambaç oynayalım.
  • Ben çocukken, oldukça çok saklambaç oynardık.
  • Saklambaç oynamak ister misiniz?
  • Sizi kınamıyorum ama saklambaç oyunu oynamak hoşuma gitmiyor çünkü sizi bulabiliyorum.
  • Şşş! Ses çıkartma. Şimdi saklambaç oynuyoruz. Konuşacaksan saklanacak başka bir yer bul.
  • Saklambaç oynamak ister misin?
  • Ve onlar saklambaç oynardı.

Saklambaç anlamı, kısaca tanımı:

Oyuncu : Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Oyunu seven. Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse.

Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

 

Bulma : Bulmak işi.

Çocuk : Genç erkek. Küçük yaştaki erkek veya kız. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Soy bakımından oğul veya kız, evlat.

Oyun : Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Hile, düzen, desise, entrika. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.

Temel : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Dünya : Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Esas : Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Bir iş veya sözde doğru biçim. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.

Kısıtlama : Kısıtlamak işi. Kısıt.

Getirilme : Getirilmek işi.

Diğer dillerde Saklambaç anlamı nedir?

İngilizce'de Saklambaç ne demek? : n. hide and seek

Fransızca'da Saklambaç : cache-cache [le]

Almanca'da Saklambaç : Versteckspiel

Rusça'da Saklambaç : n. прятки (PL)