Frozen fish türkçesi Frozen fish nedir

  • Dondurulmuş balık.

Frozen fish ile ilgili cümleler

English: Bring the frozen fish here.
Turkish: Buraya dondurulmuş balık getir.

Frozen fish ingilizcede ne demek, Frozen fish nerede nasıl kullanılır?

Frozen : Camit. Buz kesilmiş. Değişmez. Kalpsiz. Buz kesmiş. Buz kesilen. Donakalmış. Donmuş. Soğuk. Dondurulmuş.

Fish : Bulup çıkarmak. Avlamak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Tutmak. Balık tutmak. Balık avlamak. Balığa çıkmak. Balık. Araştırmak. Balık eti.

Frozen account : Bloke hesap. Dondurulmuş hesaplar. Bloke varlıklar. Geçici olarak işlem yapılması kısıtlanmış olan banka hesabı. Dondurulmuş hesap.

Frozen assets : Donmuş mevduat. İstenildiği zaman herhangi bir zarar söz konusu olmadan paraya çevrilmesi güç ya da olanaksız iktisadi varlıklar. Donmuş sermaye. Donmuş varlıklar. Donmuş kıymetler.

Frozen chicken : Dondurulmuş tavuk. Tazeliğini korumak için dondurulmuş olan tavuk eti.

Frozen credit : Donmuş kredi. Belirli bir seviyeye sabitlenmiş olan kredi. Vade uzatımına ve yenilenmesine karşın geri ödenme olasılığı düşük kredi. Dondurulmuş kredi.