Fustigate türkçesi Fustigate nedir

Fustigate ingilizcede ne demek, Fustigate nerede nasıl kullanılır?

Fustigation : Dayak. Kötek. Füstigasyon.

Fustian : Dimiden yapılmış. Pazen. Şişirme. Pamuklu kadife. Boş. Saçma. Abartılı. Dimi. Abartı. Değersiz.

Fustians : Değersiz. Saçma. Dimi. Boş. Pazen. Pamuklu kadife. Abartılı. Şişirme. Dimiden yapılmış. Abartı.

Fustic : Fustic ağacının kerestesinden elde edilen sarı boya. Dut familyasından olan amerika'ya özgü ağacın (maclura tinctoria) kerestesi.

Fustics : Dut familyasından olan amerika'ya özgü ağacın (maclura tinctoria) kerestesi. Fustic. Fustic ağacının kerestesinden elde edilen sarı boya.

Fustiest : Kokuşmuş. Eski kafalı. Modası geçmiş. Küf kokulu. Köhne.

Fustier : Kokuşmuş. Modası geçmiş. Küf kokulu. Eski kafalı. Köhne.

Fustily : Eski kafalı bir şekilde. Eski kafalı bir biçimde. Kokuşmuş bir biçimde. Küflü bir şekilde. Küflü bir biçimde. Köhne bir şekilde. Çağdışı bir biçimde. Demode bir şekilde.

Fustiness : Modası geçmişlik. Köhnelik. Kokmuşluk. Demodelik.

İngilizce Fustigate Türkçe anlamı, Fustigate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fustigate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Birch : Sopalamak. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar. Huş. Sopayla dövmek. Betula. Dökmek. Kamçılamak.

Hack apart : Paramparça etmek. Parçalara ayırmak.

Cop it : Fırça yemek. Belaya bulaşmak. Başı derde girmek. Aşağılanmak. Cezalandırılmak. Öldürülmek.

Batter : Hasara uğramak. Yıpratmak. Hırpalamak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Vuruş yapan oyuncu. Paçavraya çevirmek. Yağ ve un karışımı hamur. Yumruklamak.

Beetle : Böcek. Sarkmak. Çıkıntı yapmak. Çomak. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Tokmak. Tokaç. Çakmak. Tokmaklamak. İri kara böcek.

Pick to pieces : Ağır eleştiri yapmak. Çürütmek (tez). Acımasızca eleştirmek. Didiklemek.

Corrects : Düzeltmek. Üzerinde kalem oynatmak. Haddini bildirmek. Doğrulamak. Doğrultmak. Islah etmek. Tashih etmek. Doğru. Ayarlamak.

Beat up : Döverek yaralamak. Saldırmak. Hırpalamak. Fena halde pataklamak. Yenmek. Çalkalamak. Pataklamak. Tekme tokat girişmek. Çırpmak.

Beetled : Çakmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Böcek. Çomak. Tokmaklamak. Çıkıntı yapılmış. Çıkıntı yapmak. Kakmak. Kınkanatlı böcek. Sarkmak.

Basted : Haşlamak. Yağlamak. Dayak atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Azarlamak. Yağ sürmek. Teyellemek. Paylamak. Erimiş yağ dökmek.

Fustigate synonyms : castigating, hefts, goad, boost, swished, come down on, birched, dig into, swishes, beating up, hit, bash up, came down on, hefting, beats, castigated, cudgeled, biffed, crime, birches, hustle, swishing, boosts, cudgel, censures, bastinadoes, castigate, discipline, heft, be charged, censure, biffs, hustles.

Fustigate ingilizce tanımı, definition of Fustigate

Fustigate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cudgel.