Futurism türkçesi Futurism nedir

  • Yirminci yüzyıl başlarında italyan yazarı marinetti'nin sanatta açtığı bir çığır: "bugünün ve yarının yaşamındaki" izlenimleri kabul eden bir düşünceden doğan yazın çığırı. tiyatroda da etkisini göstermiştir.
  • İtalyan ozanı marinetti ile arkadaşlarının önce şiir, sonra tiyatro ve sinema için ilkelerini ilk dünya savaşı arifesinde koydukları, savaş sırasında rus öncü sinemacılarının sinemaya uyguladıkları akım. dış dünyanın bütün verilerinden yararlanarak, sinemanın bütün olanaklarını kullanarak alabildiğine özgür, çarpıcı, devingen, çağrışımlara dayanan bir anlayışı yansıtır. gelecekçiliğin özü, marinetti ile arkadaşlarının "gelecekçi italya" dergisinde yayımlanan "gelecekçi sinema" bildirisinin şu son tümcesinde yer alır: "evreni keyfimizin istediği gibi parçalarına ayırıp bu parçaları yine keyfimizin dilediğince birleştirelim.".
  • [#gelecek Gelecekçilik].
  • Futurizm.
  • Fütürism.
  • Fütürizm.
  • 1909 yılında, italyan yazarı marinetti'nin le figaro gazetesinde yayımladığı bildirisi ile sanatta açtığı bir çığır; «bugünün ve yarının yaşamındaki izlenimleri» kabul eden bir düşünceden doğar. 1411'de ise marinetti ile birlikte on dokuz oyun yazarının yayınladığı bildiri ile bu çığır tiyatroya da girer. bu çığırın ilk tiyatro gösterisi ise 1913 yılında düzenlenmiştir. gelecekçi anlayışta gösteriler dağınık bir biçimde 1933'ün sonlarına dek sürmüştür.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
 

Futurism ingilizcede ne demek, Futurism nerede nasıl kullanılır?

Futurisms : Fütürizm. Gelecekçilik. Futurizm.

Futurist : Gelecek bilimci. Fütürist. Gelecekçi.

Futuristic : Fütürist. Acayip. Gelecek için uygun olan. Modern. Çağ ötesi olan. İlerlemiş. Geleceğe ait.

Futuristically : Fütürist olarak. Gelecekçi bir biçimde. Fütürist bir şekilde.

Futurists : Fütürist. Gelecek bilimci. Gelecekçi.

Future market transactions : Gelecek piyasa işlemleri. Gelecek sözleşmelere dayalı olarak yapılan alım satım işlemleri.

Futurities : İstikbal. Gelecekteki durum. Gelecek. Gelecekçilik. İlerisi.

Future contracts : Örgütlü piyasalarda belli bir değerin önceden belirlenmiş bir tarih ve fiyattan teslim edilmesini öngören ve prim adı altında bir güvence sağlayan ölçünleştirilmiş sözleşme. Vadeli sözleşme. Gelecek sözleşmeleri.

Future past : İleride gerçekleşecek bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak bildiren bileşik kip türü. -acak gelecek zaman kipi üzerine i-di hikaye ekinin getirilmesi ile kurulur. çekimi de şah. çokluk çekimi dışında şah. ekleri hikaye ekinden sonra gelir: gelecektim, okuyacaktım, görüşecektik, bulacaktınız, gideceklerdi gibi. bu birleşik kipte ileride gerçekleşecek bir oluş ve kılış geçmişe aktarılarak anlatıldığı için anlamda gerçekleşmemiş bir oluş ve kılış söz konusudur: bu aptallık bukağılarını söküp atacaktı; gidecekti; gerçek hayata ve hayatının gerçeklerine dönecekti (t. buğra, yalnızlar, s. 145). eğer kendini hülya dediğin o vahşi cazibeye kaptırmamış olsaydın, demin önümüzden geçen genç kıza bakacaktın, o da sana bakacaktı, gülümseyecektin, o da sana gülümseyecekti (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: bir gence nasihatler, s. 98). ömrümde bir kere zafer kazanacaktım (a. h. tanpınar, huzur, s. 11). muhakkak ki şimdi içeri gireceklerdi (p. safa, matmazel noraliya’nın koltuğu, s. 151) vb. Gelecek zaman kipinin hikayesi.

 

Futurity : İstikbal. İlerisi. Gelecekçilik. Gelecekteki durum. Gelecek.

İngilizce Futurism Türkçe anlamı, Futurism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Futurism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Futurities : Gelecek. İstikbal. Gelecekteki durum. İlerisi.

Position : İş. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Sav. Görüş. Durum. Rütbe. Pozisyon. Statü. Makam. Oyuncuların alanda yer alış durumu.

Futurity : Gelecek. İlerisi. Gelecekteki durum. İstikbal.

View : Üzerinde düşünmek. Bireyin belli bir konudaki bakış açısı ve anlayış biçimi. İncelemek. Kanı. Tetkik etmek. Görmek. Muayene etmek. Gözetim. Değerlendirmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.

Perspective : Geniş bakış açısı. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Derinlik. Bakımlık. Bakış açısı. Açı. Görünge. Perspektif (resimde). Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Görünüm.

Futurism synonyms : artistic movement, art movement, futurisms.

Futurism ingilizce tanımı, definition of Futurism

Futurism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A movement or phase of post-impressionism (which see, below).