Gadded türkçesi Gadded nedir

  • Sivri demir.
  • Avare dolaşmak.
  • Sürtmek.
  • Serserilik yapmak.
  • Sivri uçlu demir.
  • Üvendire.
  • Eğlence peşinde koşmak.

Gadded ingilizcede ne demek, Gadded nerede nasıl kullanılır?

Gadder : Avare. Gezgin. Amaçsızca dolaşan kimse. Aylak aylak dolaşan.

Gadders : Gezgin. Avare. Amaçsızca dolaşan kimse. Aylak aylak dolaşan.

Gadding : Serserilik yapmak. Eğlence peşinde koşmak. Avare dolaşmak. Sivri demir. Üvendire. Sürtmek. Sivri uçlu demir.

Gad about : Başıboş dolaşmak. Serserilik yapmak. Eğlence peşinde koşmak. Orada burada sürtmek. Sürtmek. Orada burada dolaşmak. Fink atmak. Aylaklık etmek.

Gad around : Aylaklık etmek. Başıboş dolaşmak.

Gadget : Küçük aygıt. Dalgametre. Dalga. Becerikli alet. Hile. Küçük alet. Değersiz şeyler. Ivır zıvır. Püf noktası. Zımbırtı.

Gadabouts : Gezenti. Hovarda. Serseri. Başıboş tip. Sürtük.

Gadgeteer : Ivır zıvır şeyleri kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse. Ufat tefek aletler üretmeyi veya kullanmayı seven kimse. Küçük aletler kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse.

Gadarene : Apar topar. Hızlı ve düşünmeden. Çökelen. Aceleci.

Gad : Eğlence peşinde koşmak. Serserilik yapmak. Erkek ismi (ibranice). Sivri uçlu demir. İsrail'in 12 kabilesinden biri. Gad kabilesi. Jacob'ın oğlu (incil'le ilgili). Avare dolaşmak. Üvendire. Sivri demir.

 

İngilizce Gadded Türkçe anlamı, Gadded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gadded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plot : Yerini belirlemek. Planını çıkarmak. Kentin düzentasarına ve yasalara uygun olarak, üzerinde yanlız bir yapının yapılabileceği toprak parçası. bir kentin toprağının bölünebileceği en küçük birim. Olaylar dizisi. Yerbölüm. Dolap çevirmek. Olay dizisi. Parsellemek. Haritasını çıkarmak. Kumpas kurmak.

Ramble : Gezinmek. Yayılıp büyümek (bitki). Konuyu dağıtmak. Yayılmak. Abuk sabuk konuşmak. Başıboş dolaşmak. İpsiz sapsız konuşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Başıboş gezmek.

Gallivanting : Aylak aylak dolaşma. Gününü gün etmek. Gezip tozmak. Hovardalık etmek. Maskaralık etme. Eşek şakası.

Moseyed : Gitmek. Gezinmek. Dolaşmak. Ayrılmak. Dolanıp durmak.

Prodded : Kakmak. Hatırlatıcı şey. Dürtmek. Kışkırtmak. Dürtme. Özendirmek. Teşvik etmek. Çivili sopa. Teşvik etme.

Galls : Sürtünerek yaralanmak. Gücendirmek. Sürterek yara yapmak. Sinirlendirmek. Öd. Kızdırmak. İncinmek. Kızmak. Ovalamak.

Chafe : Sürterek aşındırmak. Rahatsız etmek. Yaralamak. Kızdırmak. Ovarak aşındırmak. Gücenmek. Sürtünmek. Ovuşturmak. Rahatsız olmak.

Gismo : İşlevi belli olmayan alet. Zımbırtı. Şey. Uğur. Adı anımsanmayan şey. Cihaz. Ivır zıvır. Zamazingo.

Rockery : Taş döşeli bahçe. Taş döşeli küçük bahçe.

Gadded synonyms : formal garden, gizmo, mod con, sunken garden, plot of land, hop garden, plot of ground, herb garden, woodlet, hop field, pot farm, gadding, hang around, landscaping, plantation, gadgetry, vagabonded, market garden, moseying, chafes, gallivanted, gallivants, prodders, gall, contrivance, vagabondize, device, meandered, spike, roof garden, prods, tea garden, vegetable patch.

 

Gadded zıt anlamlı kelimeler, Gadded kelime anlamı

Fauna : Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Direy. Hayvanat. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Hayvanların yaşadığı bölge. Bölge hayvanlarının tümü. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvan topluluğu. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy.

Colorful : Ala. Canlı. Renk renk. Rengarenk. Hareketli. Parlak. Renkli.