Gallinaceous birds türkçesi Gallinaceous birds nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, tavuksular (galliformes) takımından, orta büyüklükte, kısa kanatlı, yerde yaşayan, ayakları koşmaya ve eşelemeye elverişli, taşlıkları bulunan, eti yenen, sülüngiller (phasianidae), orman tavuğugiller (tetraonidae), iri ayaklıgiller (megapodiidae), ağaç tavuğugiller (cracidae) gibi familyaları bulunan bir alt takım.
  • Tavuksular.
  • Tavukgiller.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünden, tavuklar (galli) ve tepeli tavuklar (opisthocomi) gibi alt takımları bulunan bir takım.
  • Tavuklar.

Gallinaceous birds ingilizcede ne demek, Gallinaceous birds nerede nasıl kullanılır?

Gallinaceous : Tavukgillere ait. Tavuk cinsinden. Tavuksu.

Birds : Güdümlü mermi. Kız. Omurgalı hayvanlardan, vücutları tüylerle örtülü, yürekleri dört odalı, sıcakkanlı, ön ayakları kanatlara değişmiş, bazı kemiklerinin içi boş ve deri altında hava keseleri bulunan, dişi ve erkek bireyleri bazen ayrı renkte olabilen türlere sahip geniş bir sınıf. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kuşlar. Kuş.

Antbirds : Karınca kuşugiller. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bağırganlar (clamatores) üst familyasından, gagaları kısa ve yuvarlak, tüyleri yün gibi, iyi uçamayan, güney amerika'da ormanlarda yaşayan bir familya. Karınca kuşu.

 

Blackbirds : Karatavuk. Kara bakal. Kara tavuk.

Bluebirds : Ötücü bir kuzey amerika kuşu. Mavi kuş.

İngilizce Gallinaceous birds Türkçe anlamı, Gallinaceous birds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gallinaceous birds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Gallinaceous birds synonyms : aardvarks, a chromosome, aardwolf, a cell, gallinacean, chickens, abambulacral area, abramis zone.