Gayr nedir, Gayr ne demek

Gayr; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Gayr" ile ilgili cümle

  • "Gayre muhtaç olmamak."

Yerel Türkçe anlamı:

Gayr, başkası

Gayr anlamı, kısaca tanımı:

Gayret : Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu. Çalışma, çaba, çalışma isteği. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu.

Gayret dayıya düştü : "iş, onu başarabilecek olana kaldı" anlamında kullanılan bir söz.

Gayret etmek : Emekle çalışmak, çabalamak, uğraşmak.

Gayret göstermek : Çaba harcamak, başarmak için çalışmak.

Gayret kuşağı : Babaevinden çıkarken aile büyükleri veya erkek kardeşlerinden biri tarafından gelinin beline dolanan kırmızı kuşak.

Gayret vermek : İsteklendirmek, özendirmek, yüreklendirmek.

Gayrete gelmek : Bir işi yapmaya veya bitirmeye özenmek; canlanmak.

Gayretine dokunmak : Bir işi yapamayacağını ileri sürenlere kızarak veya kendisinin yapması beklenen işi başkasının yapmasından utanç duyarak başarmaya çalışmak.

Gayretkeş : Çalışkan. Yan tutan, kayıran.

Gayretkeşlik : Gayretkeş olma durumu.

Gayretlenme : Gayretlenmek işi.

Gayretlenmek : Çalışma isteği duymak veya çalışma isteği artmak.

Gayretli : Çalışkan, çaba gösteren.

Gayretlilik : Gayretli olma durumu.

 

Gayretsiz : Çalışmayan, çaba göstermeyen.

Gayretsizlik : Gayretsiz olma durumu.

Gayrı : (ga'yrı) Artık, bundan böyle. Başka, diğer.

Gayriahlaki : Ahlaka aykırı.

Gayriciddi : Ciddi olmayan, laubali, ciddiyetsiz.

Gayriinsani : İnsanlık dışı.

Gayriiradi : İstençsiz.

Gayrikabil : Çözümü olmayan.

Gayrikanuni : Yasa dışı.

Gayrimahdut : Sınırsız, sonsuz, uçsuz.

Gayrimakul : Akla aykırı, saçma.

Gayrimemnun : Memnun olmayan, kızgın, hoşnutsuz, küskün, kırgın, sızlanan.

Gayrimenkul : Taşınmaz.

Gayrimeşru : Yolsuz, yasaya veya töreye aykırı. Evlilik dışı.

Gayrimuayyen : Belirsiz.

Gayrimümkün : Olanaksız.

Gayrimuntazam : Düzensiz, dağınık, gelişigüzel.

Gayrimüslim : Müslüman olmayan kimse.

Gayrinizami : Düzenli olmayan, düzensiz.

Gayrisafi : Karışık, katışık.

Gayrisafi hasılat : Net olmayan gelir.

Gayrisafi milli hasıla : Bir ülkede bir yıl süresince üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarına göre hesaplanan değeri.

Gayrişahsi : Kişilik dışı.

Gayrisıhhi : Sağlıklı olmayan, sağlıksız.

Ağlarsa anam ağlar gayrısı yalan ağlar : "insanın sıkıntısını yürekten paylaşan yalnızca annesidir, diğerlerinin üzülmesi yüzeyseldir" anlamında kullanılan bir söz.

Ayrı gayrı : İnsan ilişkilerindeki resmiyet.

Ayrısı gayrısı olmamak : Birbirinden hiçbir şey esirgemeyecek durumda olmak, samimi olmak.

El arı düşman gayreti : "dosta düşmana karşı küçük düşmemek için çaba gösterme" anlamında kullanılan bir söz.

Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz : "bir kimsenin işi bozulduğunda, durumunu düzeltmek için en büyük çabayı kendisinin göstermesi gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Ha gayret : Kuvvet vermek, cesaretlendirmek, yardım etmek için söylenen bir söz.

Kuru gayret çarık eskitir : "bir iş rastgele bir çabayla değil amaca doğru planlı bir biçimde yürümekle başarılır" anlamında kullanılan bir söz.

Nesebi gayrisahih : Yasal olmayan bir birleşme sonunda doğan (çocuk).

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Başka : Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge.

Gayr-i menkul : taşınmaz.

Gayr-i misli eşya : benzeri bulunmayan, benzersiz nesneler.

Gayrak : Düz, yassı taş. İri kum. Kireç taşı. çakıl taşı. Bileği taşı. Kırmızımtırak toprak: Gayrakta buğday az olur. Verimsiz toprak. Kumlu toprak. Çocukların düz taşlarla oynadıkları bir oyun. Bileyleme aracı. (Kurtköy -Bilecik) Tırpan bileme taşı. (Büyükdivanköyü -Çorum)

Gayran : Verimsiz toprak: Kumlu toprak 1.bk.gayrak (II)- 2.bk. gayrak (II)-3. Yumuşak kaya. Tepe.

Gayrangaş : İlgisiz: Mehmet çok gayrangaştır o işe iyi bakmaz.

Gayranlık doruğu : Gayran taşı bulunan tepe.

Gayranmak : Artırmak: Her şeyi yazdan gayranmalı.

Gayrantaşı : Yerden tabaka halinde çıkan ve mezar taşı yapmakta kullanılan bir çeşit taş.

Gayre : Gayrı

Gayreç : Büyük suların geçit yeri.

Gayr ile ilgili Cümleler

  • Gayri resmi olarak buradayım.
  • O başarılı olmak için gayret ediyor.
  • Bu şansı ziyan etmemeye gayret et.
  • Ha gayret!
  • Gayretli çalışma olmadan başarı mümkün değil.
  • Bunu çok istiyorsam gayret göstermem lazım. Başka şansım yok.
  • Öğretmenin konuşması, Mary'nin daha sıkı çalışması için gayrete getirir.
  • O, gayretli olmadıkça yeni projesinde başarısız olabilir.
  • Şirket gayri resmi olarak beni işe almaya karar verdi.
  • Gayretin övgüye şayan.
  • Gayri resmî bir toplantıydı.

Diğer dillerde Gayr anlamı nedir?

İngilizce'de Gayr ne demek? : adj. with the exception of, apart from