Getting angry türkçesi Getting angry nedir

Getting angry ile ilgili cümleler

English: Ali can't really blame Mary for getting angry.
Turkish: Ali kızdığı için gerçekten Mary'yi suçlayamıyor.

English: Ali doesn't blame Mary for getting angry.
Turkish: Ali kızdığı için Mary'yi suçlamıyor.

English: It is no use getting angry at him.
Turkish: Ona kızmanın bir yararı yok.

English: What are you getting angry for?
Turkish: Ne için sinirleniyorsun?

English: Tom couldn't help getting angry with Jale.
Turkish: Jale'ye kızmamak Tom'un elinde değildi.

Getting angry ingilizcede ne demek, Getting angry nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

Angry : Gücenik. Fırtınalı. Kızmış. İltihaplı. Hırslı. Dargın. Öfkeli. Sinirli. Kızgın. Gazaplı.

Getting a license : Ruhsat almak. İzin belgesi almak.

Getting along : Geçim.

Getting back : Geri dönmek. Dönüş yapmak. İntikam almak. Öç almak.

Getting bald : Saçını kaybetmek. Kel kalmak. Kel olmak.

İngilizce Getting angry Türkçe anlamı, Getting angry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting angry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discompose : Düzenini bozmak. Karıştırmak. Şaşırtmak. Tedirgin etmek. Bozmak. Sinirlendirmek.

Discomposes : Tedirgin etmek. Bozmak. Karıştırmak. Sinirlendirmek. Düzenini bozmak. Şaşırtmak.

 

Discomposure : Kaygı. Rahatsızlık. Telaş.

Keep your hair on : Takma kafana. Sinirlerine hakim ol. Sus ve otur aşağı. Ağır ol. Boşver. Sakin ol. Kızma.

Vexation : Sıkıntı. Üzgünlük. Can sıkıntısı. Küsme. Kızma. Eziyet. Aksilik. Küsü. Gücenme.

Discomposing : Sinirlendirmek. Tedirgin etmek. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Şaşırtmak. Bozmak.

Take it easy : Rahat ol. Acele etme. Bir meseleyi fazla abartmayan. Ağırdan almak. Fazla ciddiye almayan. Bak dalgana. Ağır ol. Fazla yorulma. Sakin kalan. Kendini yorma.

Vexations : Küsme. Kızma. Küsü. Üzgünlük. Eziyet. Can sıkıntısı. Gücenme. Sıkıntı. Sinirlendirici şey.