Gez nedir, Gez ne demek
Gez; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Okun, kirişe geçen ucundaki kertik

- Yapı işlerinde kullanılan çekül.
- Yer ölçmeye yarar düğümlü ip.
- Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.
Yerel Türkçe anlamı:
Dokunmakta olan bez, kilim ve benzeri şeyleri gergin tutmaya yarayan, ve dokunan tarafa takılan iki ucu sivri ağaç: Gez kırıldı.
Tahta evlerde kapı pervazlarını birbirine geçirmek için uçlarına açılan oluk.
Boyunduruğun aralık yerlerinde olan kertikler.
Bel, geçit.
Kerpeten.
Defa, kere, kez.
Demir kesmeye yarayan makas.
Çorap şişi.
Kerpiç yapılarda iki kerpiç arasındaki aralık.
Kale burcu.
Dokumada kullanılan bir çeşit motif.
Ayakyolu, yüznumara.
Ateşli silâhlarda namlunun gerisinde bulunan ve doğru nişan almaya yarayan kertik.
Duvar taşları arasına konulan harç.
Seslenme ünlemi: Gez Hasan'ın karısı küsmüş gitmiş.
Sıra dağların uzayıp giden sırtları.
Bir yaşında keçi, oğlak.
Çukur.
Diğer sözlük anlamları:
Çatal.
Defa, kere.
Okun kiriş geçecek gediği.
Fransızca'da Gez ne demek?:
gaize
Gez hakkında bilgiler
Gez ve arpacık; tabanca ve tüfek gibi balistik muharebe silahlarında isabet oranını artırmak için kullanılan elemanlar. Gez, atıcının gözüne yakın olan, genellikle "v ya da u" veya "çember" şeklindeki kısımdır. Arpacık ise silahın namlusunun ucuna yakın olan ve dikey bir tahıl tanesini andıran parçacıktır. Bazı silahlarda gez ve arpacık veya her ikisi de bir çemberin içinde bulunur.
Gelişmiş silahlarda gez üzerindeki ayar düğmeleri kullanılarak mesafe ve rüzgar ayarlamaları yapılabilir. Gece atışlarında kolaylık sağlaması için gez ve arpacık fosforlu boya ile işaretlenmiş olabilir.
Gez sözcüğü ok için kiriş üzerine açılan çentiğe verilen isimdir ve Eski Türkçedeki kert- (çentik açmak) fiilinden gelir. Arpacık ise muhtemelen tahıl tanesine benzerliği nedeniyle bu ismi almıştır.
Merminin hedefi bulması için atıcının -sırasıyla- açık olan gözünü, gezi, arpacığı ve hedefi aynı hizaya getirmesi gerekir. Bu prensibi özetlemek için genellikle "göz, gez, arpacık" kavramı kullanılır. Eğer gezin mesafe ayarı yapılmadıysa (veya mesafe ayarı yoksa), yerçekimi nedeniyle mermi hedefin altına gidecektir. Mesafe ayarı olmayan silahlarda -mesafeye bağlı olarak- hedefin gerektiği kadar "üzerine" nişan alınması gerekir. Benzer şekilde rüzgar ayarı olmayan silahlarda -özellikle uzun mesafelerde- atışın gerektiği kadar rüzgâr içine (rüzgârın geldiği tarafa) yapılması gerekir.
Gez ile ilgili Cümleler
- Benimle gez.
- Gez dünyayı gör Konya’yı.
Gez anlamı, kısaca tanımı:
Gez göz arpacık : Tüfekle yapılmış olan atışlarda daha iyi nişan almak için kullanılan bir ifade.
Geze almak : Hedefe doğrultmak.
Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).
Kertik : Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
Yer : Durum, konum, vaziyet. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Yerküre. İz. Gezinilen, ayakla basılan taban. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Görev, makam. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Önem. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum. Ülke.
Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.
Düğümlü : Sorunlu, karışık. Budaklı. Düğümlenmiş olan.
İp : İplik. Asarak öldürme cezası.
Yapı : Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür.
Çekül : Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul.
Gez goyun : Üç yaşındaki koyun
Gez xııı) : Nazar.
Diğer dillerde Gez anlamı nedir?
İngilizce'de Gez ne demek? : [Gebühreneinzugszentrale der öffentlich-rechtlichen Rundfunkanstalten in der Bundesrepublik Deutschland] n. backsight
v. walk, wander, go about, hike, itinerate, travel, tour, visit, wander in, browse around, get about, jaunt, knock about, knock around, perambulate, peregrinate, promenade, range, rove
Fransızca'da Gez : cran de mire, viseur [le]
Almanca'da Gez : n. Visier
Rusça'da Gez : n. насечка (F), зарубка (F), прорезь (F), лот (M), грузило (N), раз (M)

Bu kısımda Gez nedir? Gez ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gez tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gez hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.