Gibers türkçesi Gibers nedir

  • Dalga geçen.
  • Alay eden.
  • Küsmeyerek gülen kimse.
  • Alay eden kimse.

Gibers ingilizcede ne demek, Gibers nerede nasıl kullanılır?

Giber : Alay eden kimse. Küsmeyerek gülen kimse. Dalga geçen. Alay eden.

Zingiberaceous : Zencefilli.

Gibe at : Alay etmek.

Gibe : Alay. İstihza.

Gibed : İncitici söz söylemek. Alay. Alay etmek. Dokunaklı söz. Taş. Dokunaklı söz söylemek. İncitici söz. Dokundurmak. Dalga geçme. Dalga geçmek.

Gib arm : Vinç kolu.

Gibbering : Kekeleyen. Konuşmaya benzeyen anlamsız sesler çıkarmak. Hızlı ve anlaşılmaz bir şekilde konuşan. Geveze. Hızlı ve anlaşılmaz konuşmak. Anlaşılmaz konuşma.

Gibber : Anlaşılmaz konuşma. Maymun gibi sesler çıkarmak. Hızlı ve anlaşılmaz konuşmak. Konuşmaya benzeyen anlamsız sesler çıkarmak.

Gibes : Dokunaklı söz. Alay etmek. İncitici söz. Alay. Dokundurmak. Dalga geçmek. Dokunaklı söz söylemek. İncitici söz söylemek. Taş. Dalga geçme.

Gibberellic acid : Gibberellic asit. Küf asidi. (botanik terimi) bitkilerde doğal olarak bulunan ve büyüme faktörleri görevleri olan birkaç kristal asitten herhangi biri (ayrıca gıda sanayisinde kullanılan).

İngilizce Gibers Türkçe anlamı, Gibers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gibers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cellulose : Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve glikozdan yapılmış bir polisakkarit. Bitkilerde hücre duvarının yapısında yer alan yapısal bir homopolisakkarit olup d-glukozların beta-1-4 glikozidik bağlarla bağlanmış düz bir polimeri. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sellüloz. Doğada bitkilerin göze zarlarında bulunan özdek, ağaç elyafı; film tabanlarındaki selüloz asetat ile selüloz nitratın temel özdeği. Selüloz. Bazı omurgasız hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve bakterilerde bulunan, hayvanların büyük bir kısmında bulunmayan, selülozun ß,l,4 glikozit bağlarını parçalayan enzim. Selülaz. Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve oldukça sağlam bir yapısı bulunan, glikozdan yapılmış bir polisakkarit.

Jeerers : Dalga geçenler. Kahkahalarla gülen kimse. Alaycılar. Dalga geçen kimse. Alaycı.

Filament : Lif. Fitil. Işıtaç teli. Filaman. Genellikle küçük iplik şeklinde yapılar için kullanılan bir terim; böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Hidrojenin (alfa) çizgisi (a = 6563 a°) ışığında çekilen güneş resimlerinde görülen ipliğe benzeyen kara çizgiler. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken. Elektrik ışıtaçlarında, radyo ışıtaçlarında bulunan, ısıya çok dayanıklı, ergime noktası çok yüksek, elektrik akımı geçirilince akkor olabilen tungstenden incecik tel. Kesiksiz lif. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken.

 

Nerve fibre : Sinir kordonu. Sinir lifi.

Flouters : Alaycı. Hor gören kimse. Alçaltan kimse. Küçümseyen kimse. Aşağılayan kimse.

Tantalizer : Eziyet eden. Sataşan. Provoke eden.

Flouter : Hor gören kimse. Alaycı. Aşağılayan kimse. Alçaltan kimse. Küçümseyen kimse.

Luffa : Kol kabağı. Lif. Lif kabağından banyo lifi. Lifkabağı. Lif kabağı.

Taunting : Başa kakan. Alay etme.

Gibers synonyms : manila maguey, good person, cebu maguey, loufah sponge, cantala, natural fiber, natural fibre, bassine, taunters, beard, loofah, string, optical fiber, glass fiber, ravelling, scorner, loofa, tantaliser, spindle, material, fibre, synthetic fiber, taunter, coir, tantalizers, fibril, jeerer, stuff, raffia, strand, lint, raveling, giber.

Gibers zıt anlamlı kelimeler, Gibers kelime anlamı

Bad person : Günahkar. İyi olmayan kimse. Kriminal kimse. Kötü kişi. Günah işleyen kimse. Suça yatkın kimse. Kötü kimse. Hilekar. Düzenbaz. Kötü insanoğlu.

Same : Aynısı. Tıpkı. Benzer. Eşit. Farksız. Sürüm. Aynı. Tıpkısı. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Özdeş.