Bad person türkçesi Bad person nedir

  • Hilekar.
  • Günah işleyen kimse.
  • Kriminal kimse.
  • Düzenbaz.
  • Kötü insanoğlu.
  • Kötü kişi.
  • Aldatıcı.
  • Kötü kimse.
  • İyi olmayan kimse.
  • Suça yatkın kimse.
  • Günahkar.

Bad person ile ilgili cümleler

English: I am not a bad person nor do I want to be one.
Turkish: Ben kötü biri değilim ve olmak da istemiyorum.

English: Ali is not a bad person.
Turkish: Ali kötü bir kişi değil.

English: Ali is a bad person.
Turkish: Ali kötü bir kişi.

English: I don't think it makes him a bad person just because he's decided he likes to eat horse meat.
Turkish: Sadece at eti yemeği sevdiğine karar verdiğinden dolayı bunun onu kötü bir kişi yapacağını sanmıyorum.

English: Ali is definitely not a bad person.
Turkish: Ali kesinlikle kötü bir insan değil.

Bad person ingilizcede ne demek, Bad person nerede nasıl kullanılır?

Bad : Perişanlık. Fena. Küfürlü. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Bozuk. Rahatsız. Yıkım. Berbat. Şanssızlık. Kötülük.

Person : Birey. Kişi. Adam. İnsan. Vücut. Kimse. Fert. Zat. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır.

 

Bad actor : Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi. Kötü aktör.

Bad air : Temiz olmayan hava. Kirlenmiş hava. Kirli hava. Kötü hava.

Bad axe : Michigan eyaletinde şehir. Michigan'da (abd) bir şehir.

Bad bargain : Avantajlı olmayan pazarlık. Kötü işlem. Kötü pazarlık.

Bad back : Bel sorunu. Sırt ağrısı.

İngilizce Bad person Türkçe anlamı, Bad person eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bad person ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colorable : Akla uygun. Hileli. İnandırıcı. Yalandan. Uydurma. Yanıltıcı. Zahiri. Sahte.

Craftiest : Tilki gibi. Çok bilmiş. Hünerli. Şeytan. Aldatmakta usta olan. Tilki gibi (argo terim). Kurnaz. Dalavereci.

Cardsharps : İskambilde üçkağıtçı. Hilebaz (iskambil). Hileci. İskambilde hileci. Hilebaz.

Artful dodger : Üçkağıtçı. Becerikli hilekar. Dolandırıcı. Kurnaz şeytan.

Conmen : Dolandırıcı. Fırıldakçı.

Evil hearted : Kötü. Kötü kalpli. Adi. Fena. Art niyetli. Kötü niyetli.

Covinous : Sahtekar. Entrika ile ilgili. Suikast ile ilgili.

Cut up : Davranmak. Yıkmak. İncitmek. Yerden yere vurmak. Mahvetmek. Şakacı. Oyuncu. Biçmek. Üçkağıtçı. Doğramak.

Cardsharper : Hilebaz. Papelci. Hilebaz (iskambil). Hileci.

Fallen : Fethedilmiş. Mealen (bir çatışmada) ölmüş (kişi). Düşmüş. Düşük. Şehit düşmüş. Şehit. Yeryüzüne inmiş. Ele geçirilmiş. Düşen.

Bad person synonyms : craftier, evildoers, bilker, evil, candied, babylonian, cautelous, miscreant, confidence man, con man, bilkers, conman, catchiest, artful, adulterators, daedal, eviler, catchy, adulterator, evildoer, cardsharping, cheater, catchier, cheaters, bunco steerer, guiltier, bunkos, beguiling, cardsharp, bad character, colored, coloreds, crafty.