Give in charge türkçesi Give in charge nedir

  • İşi kabul etmek.

Give in charge ingilizcede ne demek, Give in charge nerede nasıl kullanılır?

Give : Armağan etmek. İtiraf etmek. Yapıvermek. Gitmek. Bulaştırmak. Koparmak. Uçlanmak. Bel vermek. Ödemek. Dogruluğunu kabullenmek.

In : Da. Halinde. Mevsimi gelmiş. İç. İktidardaki. İçine. İçinde. Gelmiş olan. Dahili. Çok moda olan.

Charge : Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Bir sürece gönderilen ham özdek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Doldurmak. Kredi kartından almak. Saldırmak. Tembihlemek. Vazifelendirmek. Yüklemek (enerji veya elektrik). Suçlamak.

Give in : İstemeyerek razı olmak. Kabul etmek. Boyun eğmek. Teslim olmak. Kabullenmek. Çökmek. Vermek. Pes etmek. Pes demek. Teslim etmek.

Give in marriage : Baş göz etmek. Evlendirmek.

Be in charge of : Başında olmak. Bakmak. Sorumlusu olmak. Sorumlu olmak.

Give in to blackmail : Haracı kabul etmek. Şantaja boyun eğmek.

In charge of : -in sorumlusu. Yetkisiyle. Sorumluluğunda. Gözetimi altında. Sorumlu. Yükümlü. -den sorumlu.

In charge : Amir. Görevli. Sorumlu kimse. Nezaret altında. Sorumlu. Vazifede. İş başında. İdare etmekte. Başkasının sorumluluğunda. Görevde.

Give instructions : Talimatlar vermek. Talimat vermek. Bilgi vermek. Ana noktalarını açıklamak.