Glacier ice türkçesi Glacier ice nedir

  • İnce taneli, mavimsi, çok sert; yağış ve erime mevsimlerini belirleyen beyaz, kirli katmanlardan oluşan buz.
  • Buzul buzu.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Glacier ice ingilizcede ne demek, Glacier ice nerede nasıl kullanılır?

Glacier : Buzul. Eksenucu bölgelerinde geniş yüzeyler kaplayan ve sıcak iklim bölgesinden eksenucu bölgesine değin, bulunduğu enleme göre yeterince yüksek dağlarda yer alan yoğun, sert, devinimi çok yavaş; beslenme alanı, koyakları dolduran dilleri ve yan kollarıyla yerkabuğu üzerinde kendine özgü etkiler yapan buz dizgesi. Cümudiye. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Karların yağması, erimesinden daha çok olan bölgelerde, bir dağın yamacından ya da bir koyaktan aşağıya doğru yavaşça devinen buzul kütlesi. Dağ buzulu. Washington eyaletinde şehir.

Ice : Suyun katı biçimi. Buzlanmak. Buzda soğutmak. Değerli taş. Pasta kaplama şekerlemesi. Öldürmek. Pırlanta. Şekerle kaplamak. Dondurmak. Buzla kaplamak.

Glacier breeze : Soğuk meltem. Buzul meltemi.

Glacier fed river : Buzulla beslenme. İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak akarsuların beslenmesinde buzul sularının egemen olması.

Glacier flow : Buzul akışı.

Glacier mili : Buzul içindeki silindir kuyu. Buzul değirmeni.

İngilizce Glacier ice Türkçe anlamı, Glacier ice eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Glacier ice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

 

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Afforestation : Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Glacier ice synonyms : aboriginal population, abandoned meander, agricultural production, alluvial deposit, abrasion platform, age pyramid.