Glacier fed river türkçesi Glacier fed river nedir

  • Buzulla beslenme.
  • İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak akarsuların beslenmesinde buzul sularının egemen olması.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Glacier fed river ingilizcede ne demek, Glacier fed river nerede nasıl kullanılır?

Glacier : Dağ buzulu. Karların yağması, erimesinden daha çok olan bölgelerde, bir dağın yamacından ya da bir koyaktan aşağıya doğru yavaşça devinen buzul kütlesi. Eksenucu bölgelerinde geniş yüzeyler kaplayan ve sıcak iklim bölgesinden eksenucu bölgesine değin, bulunduğu enleme göre yeterince yüksek dağlarda yer alan yoğun, sert, devinimi çok yavaş; beslenme alanı, koyakları dolduran dilleri ve yan kollarıyla yerkabuğu üzerinde kendine özgü etkiler yapan buz dizgesi. Washington eyaletinde şehir. Buzul. Cümudiye. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Fed : Federal rezerv sistemi. Federe devlet. Beslenen. Abd'nin merkez bankası. Federasyon. Beslenmiş. Bıkkın. Federal ajan.

River : Irmak. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Akarsu. Nehir. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir. Akış. Okyanus.

Rain fed river : İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde yağmur sularının egemen olduğu akarsu. Yağmurla beslenen akarsu.

 

Snow fed river : Kar suyuyla beslenen ırmak. Karların erimesiyle beslenen nehir. Karla beslenen akarsu. İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde kar sularının egemen olduğu akarsu.

İngilizce Glacier fed river Türkçe anlamı, Glacier fed river eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glacier fed river ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Agricultural production : Zirai üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Taze meyve. Tarım üretimi. Sebze. Tarımsal üretim.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

 

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Glacier fed river synonyms : ageing of the population, air route, agricultural specialisation, alluvial deposit, age pyramid, aboriginal population.