Rain fed river türkçesi Rain fed river nedir
- İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde yağmur sularının egemen olduğu akarsu.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Yağmurla beslenen akarsu.
Rain fed river ingilizcede ne demek, Rain fed river nerede nasıl kullanılır?
Rain : Yağmuruna tutmak. Şakır şakır akmak. Çizik. Yağdırmak. Yağmur gibi boşanmak. Bereket. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. (yağmur) yağmak. Yağmur yağmak. Yağmak.
Fed : Beslenen. Bıkkın. Federe devlet. Federasyon. Federal ajan. Beslenmiş. Federal rezerv sistemi. Abd'nin merkez bankası.
River : Nehir. Okyanus. Irmak. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Akarsu. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir. Akış.
Glacier fed river : İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak akarsuların beslenmesinde buzul sularının egemen olması. Buzulla beslenme.
Snow fed river : Kar suyuyla beslenen ırmak. İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde kar sularının egemen olduğu akarsu. Karların erimesiyle beslenen nehir. Karla beslenen akarsu.
İngilizce Rain fed river Türkçe anlamı, Rain fed river eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rain fed river ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.
Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Rain fed river synonyms : ageing of the population, age pyramid, agricultural production, afforestation, abandoned meander, aluvial terrace.

Bu kısımda Rain fed river kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rain fed river ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rain fed river anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rain fed river ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.