Snow fed river türkçesi Snow fed river nedir

  • Karların erimesiyle beslenen nehir.
  • İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde kar sularının egemen olduğu akarsu.
  • Karla beslenen akarsu.
  • Kar suyuyla beslenen ırmak.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Snow fed river ingilizcede ne demek, Snow fed river nerede nasıl kullanılır?

Snow : Kokain. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gözünü boyamak. Yağış. Karla kaplamak. Abartılı konuşarak etkilemek. Gözüne girmek. Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu. Eroin.

Fed : Federal rezerv sistemi. Federe devlet. Beslenen. Federasyon. Bıkkın. Abd'nin merkez bankası. Federal ajan. Beslenmiş.

River : Nehir. Irmak. Okyanus. Akış. Akarsu. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.

Glacier fed river : İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak akarsuların beslenmesinde buzul sularının egemen olması. Buzulla beslenme.

Rain fed river : İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak, beslenmesinde yağmur sularının egemen olduğu akarsu. Yağmurla beslenen akarsu.

 

İngilizce Snow fed river Türkçe anlamı, Snow fed river eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snow fed river ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

Afforestation : Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Agricultural production : Taze meyve. Tarım üretimi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Zirai üretim. Tarımsal üretim.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Snow fed river synonyms : aluvial terrace, abrasion platform, age pyramid, adventife cone, ageing of the population, abandoned meander.