Glandered türkçesi Glandered nedir

  • Ruam hastalığı olan (atlarda ve katırlarda görülen bulaşıcı hastalık).
  • Sakağı hastası olan.

Glandered ingilizcede ne demek, Glandered nerede nasıl kullanılır?

Glanderous : Sakağı hastalığına ait. Sakağı hastası.

Glanders : Ruam hastalığı. Sakağı. At nezlesi. Mankafa. Ruam. Başta tek tırnaklılar olmak üzere, insan, köpek ve kedilerde pseudomonas mallei tarafından oluşturulan, akut veya kronik seyirli, ölümcül, zoonotik bakteriyel enfeksiyon, malleus, mankafa, sakağı, hlk. sıraca.

Englander : İngiltereli. İngiliz.

Englanders : İngiliz. İngiltereli.

Glandes : Penis ucu. Klitoris başı.

Hemorrhagic adrenal gland syndrome : Kanamalı böbrek üstü bezi nekrozu. İnsanlarda ve septisemik buzağılarda, ateş, böbrek üstü bezinde, deride ve mükoz zarlarda peteşiyal kanama, siyanoz ve peteşiyal kanamalarla belirgin, ani başlayan ve kısa süren hastalık, waterhouse-friderichsen sendromu.

Perianal gland tumors : Perianal bez tümörleri. Androjenik etkiyle gelişen, yaşlı erkek köpeklerde yaygın olarak görülen anüs bölgesindeki bezlerden köken alan tümörler. kuyruk, böğür, sırt, prepusyum ve hatta çene gibi ektopik perianal bezlerin bulunduğu bölgelerde de biçimlenebilirler.

Anal sac apocrine gland carcinoma : Genellikle yaşlı dişi köpeklerde görülen, apokrin bez epitelinden köken alan, hiperkalsemi ve psödohiperparatroidizme neden olan kötücül bir tümör. bu tümörlerin yarısından fazlası tanıdan önce metastaz yapmış durumda olur. Anal kese apokrin bez karsinomu.

 

Bartholin gland abscesses : Bartolin bezleri apsesi. Bartholin bezlerinin yangı sonucu apseleşmesi.

Ceruminous gland adenoma : Serüminöz bez adenomu. Dış kulak yolundaki bezlerin, genellikle 1 santimetre’den küçük, iyi diferensiye tübüler ve kistik üremelerle belirgin iyicil tümörü.

İngilizce Glandered Türkçe anlamı, Glandered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glandered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depreciator : Değeri düşüren kimse veya şey (bir para birimi veya bir malın). Aşağılayan. Küçümseyen. Hor gören. Küçük düşüren.

Libeler : Davacı. İftiracı. İftira eden. Karalayan kimse. İftira eden kimse. İftiralı yazı yazan kimse. Kötü niyetle hakaret eden kimse.

Vilifier : Kötüleyen kimse. İftiracı.

Detractor : Hakir gören. On parmağında on kara. Küçük düşürücü kimse. Aleyhte konuşan kimse. Küçük düşürücü şey.

Traducer : İftira atan. Suç atan. İftira eden kimse. Çamur atan kimse. Kara çalan kimse. Kötüleyen kimse. Hakaret eden. İftiracı.

Disparager : Hor gören. Yeren. Aşağılayan. Küçümseyen kimse.

Defamer : İftiracı. İftiraya uğrayan. Karacı.

Knocker : Ampul. Eleştiren kimse. Çan. Tokmak. Batakçı. Çıngırak. Uyarı çanı. Far. Kapı kapı dolaşan satıcı.

Maligner : İftiracı. İftiracı kimse. On parmağında on kara.

Backbiter : Arkadan konuşan kimse. Dedikoducu kimse. Dedikoducu. Arkadan konuşan. İftiracı.

 

Glandered synonyms : zoonotic disease, zoonosis.

Glandered zıt anlamlı kelimeler, Glandered kelime anlamı

Full : Yıkayıp çektirmek. Tok. Dolu. Yıkayıp büzmek. Kalın. Öz. Tam. Doluluk. Komple. Çırpmak.

Dejected : Neşesiz. Karamsar. Kederli. Morali bozuk. Kederlenen. Süngüsü düşük. Keyifsiz. Hüzünlü. Mahzun. Üzgün.

Glandered ingilizce tanımı, definition of Glandered

Glandered kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a glandered horse. Affected with glanders.