Glauconite türkçesi Glauconite nedir

  • Glokonit.
  • Yeşil kum.
  • Mineral. (fe-aı silikatı; bileşimi büyük değişiklikler gösterir, metalik olmayan parıltı, yeşil, mavi yeşil, koyu gri yeşil; çizgi gri yeşil; sertlik 2, özgül ağırlık 2.2-2.8; monoklinal.).
  • Glakomi.
  • Glokoni.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Glauconite ingilizcede ne demek, Glauconite nerede nasıl kullanılır?

Glaucodot : Glokodot.

Glaucoma : Bir göz hastalığı. Glokom. Göz sıvısının üretimindeki artıştan veya yeterince uzaklaştırılamamasından kaynaklanan, göz içi basıncında uzun süren artışıyla belirgin göz sinirinin zedelenmesine ve görme bozukluğuna neden olabilen patofizyolojik değişim, karasu. Karasu. Gözün glokom hastalığı. Glokom hastalığı. Glakom.

Glaucomas : Glokom. Gözün glokom hastalığı. Glakom. Glokom hastalığı. Karasu.

Glaucomatous : Glokomatöz. Glokom hastalığı olan (göz hastalığı).

Glaucophane : Glokofan.

Glaucous : Yeşilimsi mavi. Mat yeşil. Mat mavi. Gök yeşil.

Absolute glaucoma : Buftalmus ve şiddetli dejeneratif değişimlerin biçimlendiği glokomun son evresi. Mutlak glokom.

Primary glaucoma : Birincil glokom. Gözdeki başka bir lezyona veya hastalığa bağlı olmaksızın filtrasyon açısının yapılış bozukluğuna bağlı olarak biçimlenen göz içi basıncın artması.

 

Secondary glaucoma : İkincil glokom. Gözdeki bir patolojik değişim nedeniyle göz içi basıncın artması.

İngilizce Glauconite Türkçe anlamı, Glauconite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glauconite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Greensand : Taze döküm kumu. Yağsız kum.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Acid fumarole : Asit fümarol. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. Ek koni.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Absolute age : Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Kesin yaş.

After shock : Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

Glauconite synonyms : abysal environment, mineral, alkali rocks, advance of aglacier, algonkian, abyss, agricultural geology, absolute chronology.

Glauconite ingilizce tanımı, definition of Glauconite

Glauconite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The green mineral characteristic of the greensand of the chalk and other formations. It is a hydrous silicate of iron and potash. [Bakınız: Greensand].