Gourami türkçesi Gourami nedir
- Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, eti lezzetli olan bir tür.
- Gurami.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Gourami ingilizcede ne demek, Gourami nerede nasıl kullanılır?
Blue gourami : Gök gurami. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta; süs balığı olarak kullanılan bir tür. üç benekli gurami.
Gourd : Asmakabağı. Kabak. Sukabağı testisi. Sukabağı. Asma kabağı. Kabakgiller (cucurbitaceae) familyasından, beyaz çiçekli, meyvelerinin sap kısmı dar, uç kısmı küremsi olan, tek yıllık, otsu, sarılıcı bitkiler. Su kabı (sukabağından yapılmış). Su kabağı.
Gourd family : Yaprakları almaşlı dizilişte olan, çiçekleri tek ya da iki eşeyli; çanak ve taç yaprakları beş parçalı, eriksi, bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan, tohumlarında endosperm bulunmayan, ülkemizde üç cins ve sekiz türle temsil edilen, otsu, sürünücü, ya da tırmanıcı bitkiler. Sukabağı familyası. Kabakgiller.
Gourde : Haiti'de para birimi. Sukabağı.
Gourdes : Gourde. Haiti'de para birimi. Sukabağı.
Gourds : Sukabağı testisi. Kabak. Asmakabağı. Su kabağı. Su kabı (sukabağından yapılmış). Asma kabağı. Sukabağı.
Gourmandise : Tıkınmak. Çok yemek yemek. Mideye indirmek. Domuz gibi yemek. Oburca yemek. (fransızca) iyi yiyecek ve içeceklere değer verme veya kontrol edilemeyen zevk alma (şaraplar gibi). Damak tadına sahip olma.
Gourmets : Lezzetsever. İyi yiyecek ve içecekten anlayan kişi. Damağına düşkün. Lezzetli ve kaliteli (yemek). Ağzının tadını bilen kimse. Şaraptan anlayan kimse. Yemek ve içkinin iyisinden anlayan kimse. Damak tadı sahibi. Boğazına düşkün. Obur.
Gourdy : Ayakları şişmiş.
Bottle gourd : Sukabağı.
İngilizce Gourami Türkçe anlamı, Gourami eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gourami ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Gourami synonyms : a protein, a cells, abambulacral area, a site, acacia, abacus bodies.
Gourami ingilizce tanımı, definition of Gourami
Gourami kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very largo East Indian freshwater fish (Osphromenus gorami), extensively reared in artificial ponds in tropical countries, and highly valued as a food fish. Many unsuccessful efforts have been made to introduce it into Southern Europe.

Bu kısımda Gourami kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gourami ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gourami anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gourami ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.