Grandfather türkçesi Grandfather nedir

Grandfather ile ilgili cümleler

English: Ali never knew his grandfather was rich until after he died.
Turkish: Ali büyükbabası ölene kadar onun zengin olduğunu bilmiyordu.

English: Ali was born on the same day that his grandfather died.
Turkish: Ali dedesinin öldüğü gün doğdu.

English: Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Turkish: Yaşından dolayı, büyükbabam iyi duymaz.

English: Ali and his grandfather communicate in French.
Turkish: Ali ve büyükbabası Fransızca iletişim kuruyor.

English: Ali's going to be a grandfather again.
Turkish: Ali yine bir büyükbaba olacak.

Grandfather ingilizcede ne demek, Grandfather nerede nasıl kullanılır?

Grandfather clock : Sandıklı saat. Sarkaçlı dolap saati. Büyük sarkaçlı saat. Ayaklı duvar saati. Dolaplı saat.

Great grandfather : Büyük büyükbaba. Babasının dedesi. Büyük dede.

Grandfatherly : Dede gibi. İyi kalpli.

Grandfathers : Büyükbaba. Dede. Büyükbabalar.

İngilizce Grandfather Türkçe anlamı, Grandfather eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grandfather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Influential : Kodaman. Nüfuzlu. Ensesi kalın. Dişli. Zorlu. Etkileyici. Sözü geçen. Nüfuz sahibi. Tesirli. Güçlü.

 

Forerunners : Haberci. Müjdeci. Ata.

Patriarch : Aile reisi sayılan adam. Pir. Ata. Patrik. Aile reisi. Ataerki. Kabile reisi. Resul. Kodak reisi.

Grandad : Büyükbaba (resmi olmayan). Granddad.

Ancestresses : Soy. Ata.

Forefathers : Ata. Ced.

Grandfathers : Büyükbabalar.

Patriarchate : Patriklik. Erkeklerin genel olarak kadına üstün tutulduğu; soyun, kalıtın, orunun, konut yerinin, yetkenin vb. baba yanınca belirlendiği ve elde edildiği toplumsal örgütleniş biçimi. Yetkenin, akrabalığın, evliliğin erkek (baba) soyu çizgisine göre sıkı bir biçimde düzenlenmesi (bu terim bugün artık budunbilimde kullanılmamaktadır). Patrikhane. Ataerki. Babaerki. Patrik makamı.

Progenitor : Önce gelen kimse. Ata. Öncül. Önce gelen kimse (pol.). Orijinal nüsha.

Predecessors : Babadan gelme. Ata. Önceki. Önce gelen. Selef. Öncelikli. Önceki kuşaklar. Öncel. Eski.

Grandfather synonyms : grandads, gramp, grandpas, forefather, forebear, grandpa, progenitors, granddaddy, gaffers, gaffer, ancestors, predecessor, gramps, forerun, grandparent, granddad, forerunner, parent, grandsire, granddads, foreruns, forebearing.

Grandfather ingilizce tanımı, definition of Grandfather

Grandfather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ancestor in the next degree above the father or mother in lineal ascent. A father`s or mother`s father.