Grays türkçesi Grays nedir

  • Gri.
  • İngiltere'de yerleşim yeri.

Grays ile ilgili cümleler

English: This is a better way of paying people, according to Paula Grayson.
Turkish: Paula Grayson'a göre, bu insanlara ödeme yapmanın en iyi tolu.

Grays ingilizcede ne demek, Grays nerede nasıl kullanılır?

Patterned grays : Desenli griler.

Grayscale : Gri ton. Gri skala. Grilik skalası. Siyahtan beyaza doğru sıralanan tonlar serisi (ayrıca greyscale). Gri tonlama. Gri tonlamalı.

Grayscale options : Gri tonlama seçenekleri.

Black with grayscale fill : Gri ton dolgulu siyah.

Inverse grayscale : Gri tonu tersine çevir.

Gray horned heath sheep : Almanya luenburger heide bölgesinin bir sembolü olan, oldukça dayanıklı ancak bu durumu özellikle ıslak veya soğuk alanlarda sürdüremeyen, tek doğan kuzular siyah renkte ve kuyruğu yapağılı olan, ilk kırkımdan sonra yapağı rengi gümüş gri renge dönen, baş, bacaklar siyah renkte ve çıplak, güçlü boynuzları olan ve boynuzları kıvrımlı, dişilerdeki boynuzlar ise daha kısa, yapağısı belçika ve türkiye’de kilim yapımında kullanılan koyun ırkı. Gri boynuzlu fundalık koyunu.

Stingrays : Dikenli bir tür iri vatoz.

Gray fur disease : Gri kürk hastalığı. Vizonlarda biyotin eksikliğine bağlı olarak gelişen ve kürkün gri renge dönüşmesiyle belirgin bir hastalık.

 

Gray color : Bedeni örten kılların beyaz kıllarla karışmış şekli. Kır don.

Gray iron : Gri demir. Dökme demir. Yumuşak dökme demir. Gri pik demiri.

İngilizce Grays Türkçe anlamı, Grays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ryegrass : Karamuk. Karaçayır. Acımık. Delice. Delice otu.

Pampas grass : Tüykamışı. Pampa otu. Pampaotu. Hanım püskülü.

Bent grass : Çimen.

Lemongrass : Limon aromalı parfümlü yağ üreten hindistan'a ve sri lanka'ya özgü ot. Limon otu. Yalancı melisa.

Meadow grass : Çimen. Çayır otu.

Greyish : Grimsi. Küllü. Kır. Bozrak.

Greyer : Kır. Boz. Külrengi. Kapalı. Kırlaştırmak. Kırlaşmış. Ağarmak. Sıkıntılı. Kırlaşmak. Ağartmak.

Brindle : Benekli veya çizgili hayvan. Kahve renkli. Çizgili renk. Kahve renkli olan. Çizgili. Kahverengi. Benekli.

Ascots : Bir çeşit boyunbağı. Örtüşmeli ve birlikte iğnelenmiş olan iki geniş uçlu boyunbağı.

Blackwater : Glokom. Karasu. İrlanda'da yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir.

Grays synonyms : graminaceous plant, festuca ovina, crab grass, meadowgrass, giant star grass, cordgrass, toetoe, velvet grass, phalaris arundinacea, sandbur, aegilops triuncalis, phalaris tuberosa, beach grass, paspalum, tallgrass, brome, bunch grass, devil grass, pennisetum ruppelii, arundo richardii, lady's laces, tall oat grass, creeping soft grass, bahama grass, munj, grama grass, sandspur, shortgrass, munja, plumed tussock, bur grass, bluestem, andropogon gerardii.

Grays zıt anlamlı kelimeler, Grays kelime anlamı

Chromatic : Renksel. Renklere ait. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renkle ilgili. Kromatik. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkser. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renklerle ilgili.

Grays antonyms : chromatic color.