Gumming türkçesi Gumming nedir

Gumming ingilizcede ne demek, Gumming nerede nasıl kullanılır?

Degumming : Zamklama. Pişirme. Zamksı maddelerin giderilmesi.

Degumming bath : Zamk giderme banyosu.

Gumminess : Yapışkanlık. Sakızımsılık. Sakız gibi. Sakızlı olma. Yumuşak ve yapışkan.

Gummier : Dişsiz veya dişlerini kaybetmiş. Sakız gibi. Çipil. Zamk kapsayan. Sakızlı. Yapışkan. Dişleri dökülmüş veya dökük. Zamk veren. Yapış yapış. Ağdalı.

Gummiest : Çipil. Dişleri dökülmüş veya dökük. Yapış yapış. Sakızlı. Sakız gibi. Dişsiz veya dişlerini kaybetmiş. Zamk veren. Ağdalı. Zamk kapsayan. Yapışkan.

Gummiferous : Zamk salgılayan. Reçineli. Sakızlı. Sakız üreten.

Thingummy : Şey. Dalga. Ivır zıvır. Karın ağrısı. Zamazingo. Ne derler. Zımbırtı. Bkz.thingamajig. Adı anımsanmayan şey.

Gummosity : Yapışkanlık.

Gummous : Zamklı.

Gummites : Yapışkan uranyum cevheri. Gumit.

İngilizce Gumming Türkçe anlamı, Gumming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gumming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transfer : Basmak (kopya). Baskı. İhale etmek. Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem. Nakletmek. Takım değiştirme. Çıkartma. Taşımak. Futbol, bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, iktisat, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Agglutinating : Tutkallamak. Bileştirmek. Bitiştirmek.

Agglutinate : Yapışkan. Bitiştirmek. Birleştirmek. Yapışan. Bileştirmek. Bitişimli. Tutkallamak. Bitişken.

Joinings : Birleştirme. Ekleme. Katılma. Kurma. Oynak yeri. İltihak. İştirak. Kaynama. İzafe.

Apposes : Yan yana koymak. Yakına koymak.

Bonding : Sahil duvarı. Birleştirme. Bağlayan. Topraklama. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Bağlanma. Antrepoya koymak. Tutturmak. Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları.

Adhesion : Yapışkanlık. İltihak. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Bağlılık. Yapışma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vefa. İltihak neticesi. Değişik özdek katmanları arasındaki özdeciksel çekimden kaynaklanan tutunum.

Cement : Macun. Tutkal. Betonlamak. Beton ile kaplamak. Zamk. Çimentolamak. Birleştirmek. Çiriş. Dişin üzerini kaplayan kemiğe benzer madde. hücreleri birbirine bağlayan ya da organizmayı zemine bağlayan ara madde. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Mumbling : Mırıldanma. Mırıldanan. Mırıldama. Mırıltı.

Gum : Yapışkan olmak. Kimyasal olarak polisakkarit yapısında, bitkilerden elde edilen koyu kıvamında yapışkan maddelerdir. Sakız. Reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir). Çapak. Zamk. Yapıştırıcı. Reçine.

Gumming synonyms : manduction, cementation, glue, bondings, affix, agglutinated, agglutinates, appose, gluing, adhere to, joining, bind, attaches, splicing, agglutination, adhibit, attach, agglutinations, gummed, mastication, chew, moderating, bond, apposing, cementing, chewing.