Gurgitation türkçesi Gurgitation nedir

  • Fokurdayarak kaynama.
  • Fokurdama.
  • Girdap gibi kaynama.

Gurgitation ingilizcede ne demek, Gurgitation nerede nasıl kullanılır?

Aortic regurgitation : Aort yetmezliği. Aort yetersizliği.

Gastroesophageal regurgitation : Gastroözofajiyal regurjitasyon.

Ingurgitation : Oburca yutma. Tıkınma.

Mitral regurgitation : Mitral yetersizlik. Mitral yetmezlik. Edinsel mitral kapak yetmezliği. küçük ve orta boy köpek ırklarında, en çok endokardioz nedeniyle görülen kapakçık yapraklarının progressiv, yangısal olmayan, dejeneratif değişikliklerle düzensiz olarak kalınlaşması ve deforme olması.

Regurgitation : Fışkırtma. Kusturma. Yenilen yemlerin ve içilen suların mideye ulaşmadan ağız ve burundan geri akması. Regurjitasyon. Regurgitasyon. Regürjitasyon. Kusma. Geri taşma. Kusarak çıkarma.

Regurgitated : Geri fışkırmak. Kusturmak. Geri çıkartmak. Geri çıkmak. Geri akmak. Kusturulmuş.

Regurgitates : Geri çıkmak. Geri fışkırmak. Kusturmak. Kusarak çıkarmak. Geri akmak. Kusmak. İstifra etmek. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek. (yediklerini) geri çıkartmak. Çıkarmak (kusarak).

Regurgitations : Geri taşma. Kusarak çıkarma. Kusma. Kusturma. Regurjitasyon. Geri akma (sıvı). Regürjitasyon. Fışkırtma.

Regurgitating : Kusarak çıkarmak. Kusturmak. Çıkarmak (kusarak). Geri fışkırmak. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek. İstifra etmek. (yediklerini) geri çıkartmak. Geri çıkartmak. Geri çıkmak. Geri akmak.

 

Regurgitate : Kusturmak. Geri çıkartmak. Geri akmak. Kusarak çıkarmak. Çıkarmak (kusarak). Kusacak gibi olmak. Geri çıkmak. İstifra etmek. (yediklerini) geri çıkartmak. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek.

İngilizce Gurgitation Türkçe anlamı, Gurgitation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gurgitation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hematemesis : Hematemez. Çeşitli nedenlerle ağızdan kan gelmesi, hematemez. Kan kusma.

Emesis : Emez. Kusma. Emezis.

Reflex : Yansı. Yansıma. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepki. Tepke. Yansıtmak. Canlı örgenliğin bir uyarıma karşı gösterdiği tepki. Refleks. İstemsiz hareket. Bir uyarana karşı gösterilen istenç dışı kalıpsal tepki.

Ejection : Ejeksiyon. Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Fışkırtma. Çıkarma. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Püskürme. Dışarı atma. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Kovma. Fırlama.

Haematemesis : Kan kusma. Hematemez.

Physiological reaction : Fizyolojik tepki. Bir uyaran karşısında bir bütün olarak bedende ya da bir örgende oluşan değişme.

Reflex action : İstençdışı hareket. İstenç dışı hareket. Tepke hareketi. Refleks hareket.

Vomiting : İstifrağ. Kusma. Gaseyan. İstifra.

Projection : Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar. Çıkıntı. Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Yansıtma. Tahmin. Çıkma. Gösterim. Planlama. Öngörme. Atış.

 

Expulsion : İhraç edilme. Tart. Çıkarma. Kovulma. Tard etme. İhraç etme. Çıkarılma. Çok ağır bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin hiçbir okula devamına olanak bırakmayacak biçimde okuldan uzaklaştırılması. Çıkma. Kovma.

Gurgitation synonyms : reflex response, backflowing, innate reflex, instinctive reflex, forcing out, hyperemesis, inborn reflex, rumination, vomit, backflow, puking, unconditioned reflex, disgorgement.